Hamilelik döneminde yediğin her şey bebeğin gelişimini doğrudan etkiliyor, ama bunu söylemek kadar önemli olan da bu dönemde kendine karşı ne kadar acımasız olabileceğini bilmek.
Çoğu kadın hamileliğin ilk aylarında bulantı ve iştah değişiklikleriyle boğuşur. Kimi zaman istediğin tek şey turşu ve dondurma, kimi zaman beslenme danışmanının önerdiği her şeyden iğrenirsin. Burada kendini suçlamak işe yaramıyor. Vücudun ne istiyorsa dinle, ama biraz strateji yap: eğer sadece karbonhidrat çekiyorsan, bunun tam buğday versiyonunu seç. Basit şeker yerine meyve ye. Bulantı varsa küçük ama sık öğünler yap. Sabah kalkmadan bir avuç kuru meyve veya bisküvi ye, midenin boş kalmasın.
Protein hamilelikte göz ardı edilemez. Bebeğin kas ve doku gelişimi için günde 70-100 gram protein lazım. Kırmızı et, tavuk, balık, yumurta, süt ürünleri, kurubaklagil — çeşitlendir. Özellikle üçüncü trimesterde protein ihtiyacı artar. Balık yiyorsan cıva riski taşıyan türleri (köpek balığı, kılıç balığı) sınırla.
Demir ve kalsiyum bu dönemin iki temel mineral. Demir eksikliği anemi yapıyor, hamilelikte de riskli. Kırmızı et, ıspanak, mercimek, kuru kayısı kaynağı. Kalsiyum için süt, yoğurt, peynir, tahılı ürünler yeterli. Birçok doktor demir ve kalsiyum takviyesi yazıyor — bunu görmezden gelme, doktorunun söylediklerini al.
Folik asit ilk trimesterde kritik. Bebeğin sinir sisteminin gelişimi buna bağlı. Yeşil yapraklı sebzeler, brokoli, avokado, yumurta. Ama çoğu hamile kadın yine de takviye alıyor, çünkü doğal kaynaklardan yeterli miktarı almak zor.
Su içmeyi asla ihmal etme. Hamilelik döneminde kan hacmi yüzde 50 artıyor, bu da daha fazla hidrasyon demek. Günde en az 2-3 litre su hedefle. Kafein sınırla — günde 200 miligram (bir fincan kahve) kabul edilebilir sınır ama mümkünse daha az al.
Hamilelik döneminde beslenme sadece bebeğin gelişimi değil, aynı zamanda doğum sonrası kurtarış için de hazırlık. İyi beslenmiş anneler daha az yorgun oluyor, iyileşme hızlı oluyor. Kendine iyi davranmak bebek için yapabileceğin en erken yatırım.
Çoğu kadın hamileliğin ilk aylarında bulantı ve iştah değişiklikleriyle boğuşur. Kimi zaman istediğin tek şey turşu ve dondurma, kimi zaman beslenme danışmanının önerdiği her şeyden iğrenirsin. Burada kendini suçlamak işe yaramıyor. Vücudun ne istiyorsa dinle, ama biraz strateji yap: eğer sadece karbonhidrat çekiyorsan, bunun tam buğday versiyonunu seç. Basit şeker yerine meyve ye. Bulantı varsa küçük ama sık öğünler yap. Sabah kalkmadan bir avuç kuru meyve veya bisküvi ye, midenin boş kalmasın.
Protein hamilelikte göz ardı edilemez. Bebeğin kas ve doku gelişimi için günde 70-100 gram protein lazım. Kırmızı et, tavuk, balık, yumurta, süt ürünleri, kurubaklagil — çeşitlendir. Özellikle üçüncü trimesterde protein ihtiyacı artar. Balık yiyorsan cıva riski taşıyan türleri (köpek balığı, kılıç balığı) sınırla.
Demir ve kalsiyum bu dönemin iki temel mineral. Demir eksikliği anemi yapıyor, hamilelikte de riskli. Kırmızı et, ıspanak, mercimek, kuru kayısı kaynağı. Kalsiyum için süt, yoğurt, peynir, tahılı ürünler yeterli. Birçok doktor demir ve kalsiyum takviyesi yazıyor — bunu görmezden gelme, doktorunun söylediklerini al.
Folik asit ilk trimesterde kritik. Bebeğin sinir sisteminin gelişimi buna bağlı. Yeşil yapraklı sebzeler, brokoli, avokado, yumurta. Ama çoğu hamile kadın yine de takviye alıyor, çünkü doğal kaynaklardan yeterli miktarı almak zor.
Su içmeyi asla ihmal etme. Hamilelik döneminde kan hacmi yüzde 50 artıyor, bu da daha fazla hidrasyon demek. Günde en az 2-3 litre su hedefle. Kafein sınırla — günde 200 miligram (bir fincan kahve) kabul edilebilir sınır ama mümkünse daha az al.
Hamilelik döneminde beslenme sadece bebeğin gelişimi değil, aynı zamanda doğum sonrası kurtarış için de hazırlık. İyi beslenmiş anneler daha az yorgun oluyor, iyileşme hızlı oluyor. Kendine iyi davranmak bebek için yapabileceğin en erken yatırım.
00