90’larda ev telefonu başında saatlerce beklerdik; iletişim dediğin, “akşam annem ararsa kapatma” krizleriyle doluydu. Şimdi WhatsApp, FaceTime falan derken 7/24 ulaşılabiliriz ama herkes birbirinin kafasını yemeye daha meyilli oldu. Eskiden bir dargınlık günlerce sürerdi; şimdi emojiyle, iki satırlık mesajla gönül alınıyor. Ama şunu fark ettim: Yüz yüze konuşmadan, duyguyu mimikten almadan hiçbir uygulama o samimiyeti yakalatmıyor. 2026’da hâlâ en etkili teknik, ne kadar teknolojik olursak olalım, açık ve dürüst sözlü iletişim. Boşuna “kalpten kalbe giden yol” diye laf uydurmamışlar, hâlâ geçerli. Tartışırken de duygudan kaçmak yok; “beni rahatsız etti” diyebilen kazanıyor.
00