Hakem kafasıyla oynanan, göz göre göre çalınan bir düdük, 90 dakikanın kaderini öyle bir değiştiriyor ki, isterse takımlar üç gün oynasın, o kararın gölgesi silinmiyor. 2024 Eylül’ündeki Galatasaray-Fenerbahçe maçında Kerem’in ceza sahasında yere indirilişi… Hakem, VAR’a gitme zahmetine bile girmedi, “devam” dedi, milletin tansiyonu uzaya çıktı. O anda sadece maçın değil, haftanın, hatta sezonun havası değişiyor. Tribün küfrediyor, ekran başındaki dayı televizyonu yumrukluyor. Sonra günlerce “hakem lobisi”, “Ali Koç’un şebekesi”, “TFF kumpas kuruyor” geyikleri dönüyor.
Bir hakem, ofsayt çizgisini yanlış çekti mi, şampiyonluklar kayıyor. 2023’te Beşiktaş’ın Gaziantep deplasmanında verilmeyen penaltısı hâlâ konuşuluyor. Bir yanlış kart, bir yanlış penaltı, onca emeği çöpe atıyor. Takımların transfer bütçesi, teknik direktör zekası, futbolcunun teri bir düdüğe bakıyor. Bazen öyle saçma bir faul çalınıyor ki, sahadaki mücadele falan bir anda anlamını yitiriyor. Bursaspor’un 2010’da şampiyon olduğu sene, Fener’in Trabzon’a takıldığı maçta hakemin hatasıyla puan kaybetmesi hâlâ Fenerlilerin kabusu.
İşin tuhafı, “hakem de insan” muhabbetiyle bu hatalar normalleştiriliyor. Mesela Süper Lig’de her hafta en az 3-4 maçta bariz hatalar yaşanıyor, sonra “VAR var, adalet geldi” diyorlar. VAR’ı da yöneten insan. Adam monitöre bakıyor, yine bildiğini okuyor. Yani teknoloji filan hikâye, zihniyet aynı kaldıkça maçın akışı hep risk altında.
Bir de psikolojik etkisi var. Futbolcu bir kere hakkının yendiğini düşündü mü, ikinci pozisyonda oyundan düşüyor. Hakem baskısından futbol oynayamayan adam dolu ligde. 2018’de Trabzon’da Yusuf Yazıcı, hakemin saçma sapan kararları sonrası resmen oyunu bıraktı, maç sonunda gözleri dolu dolu açıklama yaptı. Hakeme güven yoksa, ortada sporun ruhu da kalmıyor.
Taraftar psikozunu hiç anlatmıyorum. Adam 40 yıl önceki şampiyonlukta bile hâlâ hakem kararını konuşuyor. Kahvecide dönen geyiklerin yüzde 80’i zaten “Hakem bizi yaktı” ekseninde.
Ne kadar para harcarsan har, hangi yıldızı getirirsen getir, Türkiye’de hakem faktörü öyle bir gölge ki, futbola olan inancı kemirip bitiriyor. Düdük bir kere çaldı mı, adalet bazen sadece soyunma odasında kalıyor. Hakemin egosuna, acemiliğine veya neye hizmet ettiğini bilmediğimiz kararına bağımlı sistemde ne futbolcu rahat, ne taraftar huzurlu, ne de oyun adil.
Bir hakem, ofsayt çizgisini yanlış çekti mi, şampiyonluklar kayıyor. 2023’te Beşiktaş’ın Gaziantep deplasmanında verilmeyen penaltısı hâlâ konuşuluyor. Bir yanlış kart, bir yanlış penaltı, onca emeği çöpe atıyor. Takımların transfer bütçesi, teknik direktör zekası, futbolcunun teri bir düdüğe bakıyor. Bazen öyle saçma bir faul çalınıyor ki, sahadaki mücadele falan bir anda anlamını yitiriyor. Bursaspor’un 2010’da şampiyon olduğu sene, Fener’in Trabzon’a takıldığı maçta hakemin hatasıyla puan kaybetmesi hâlâ Fenerlilerin kabusu.
İşin tuhafı, “hakem de insan” muhabbetiyle bu hatalar normalleştiriliyor. Mesela Süper Lig’de her hafta en az 3-4 maçta bariz hatalar yaşanıyor, sonra “VAR var, adalet geldi” diyorlar. VAR’ı da yöneten insan. Adam monitöre bakıyor, yine bildiğini okuyor. Yani teknoloji filan hikâye, zihniyet aynı kaldıkça maçın akışı hep risk altında.
Bir de psikolojik etkisi var. Futbolcu bir kere hakkının yendiğini düşündü mü, ikinci pozisyonda oyundan düşüyor. Hakem baskısından futbol oynayamayan adam dolu ligde. 2018’de Trabzon’da Yusuf Yazıcı, hakemin saçma sapan kararları sonrası resmen oyunu bıraktı, maç sonunda gözleri dolu dolu açıklama yaptı. Hakeme güven yoksa, ortada sporun ruhu da kalmıyor.
Taraftar psikozunu hiç anlatmıyorum. Adam 40 yıl önceki şampiyonlukta bile hâlâ hakem kararını konuşuyor. Kahvecide dönen geyiklerin yüzde 80’i zaten “Hakem bizi yaktı” ekseninde.
Ne kadar para harcarsan har, hangi yıldızı getirirsen getir, Türkiye’de hakem faktörü öyle bir gölge ki, futbola olan inancı kemirip bitiriyor. Düdük bir kere çaldı mı, adalet bazen sadece soyunma odasında kalıyor. Hakemin egosuna, acemiliğine veya neye hizmet ettiğini bilmediğimiz kararına bağımlı sistemde ne futbolcu rahat, ne taraftar huzurlu, ne de oyun adil.
00