Vergi ödemek için her sene mart ve temmuzda belediyeye gitmek rutinim oldu; 2025’te evin emlak vergisi yüzde 62 zamlanınca bir sabah Üsküdar’daki belediye binasında kuyrukta kaldım. Türkiye’de vergi sistemi aslında karmaşık, çünkü doğrudan ve dolaylı vergiler diye ikiye ayrılıyor. Doğrudan vergi deyince akla gelir, kurumlar, emlak vergisi; bunları ödeyen, çoğunlukla zaten sistemin içinde olanlar. Fakat herkesin cebini asıl yakan dolaylı vergiler: KDV, ÖTV, akaryakıta, cep telefonuna, hatta çikolataya kadar uzanıyor. Market alışverişinde fişi alınca yüzde 20 KDV’yi net görüyorsun. Hükümet gelirinin yüzde 70’i bu dolaylı vergilerden, yani kimse zengin-fakir dinlemeden, harcayan herkes vergi ödüyor. Vergi kaçırmak ise memleket sporu gibi; özellikle nakit çalışan küçük esnaf ya da bazı serbest mesleklerde “fiş kesmeme” hâlâ yaygın. Sistem teknik olarak çağdaş görünüyor ama uygulamada adalet hissi çoğu insanda yok.
00