2023 yazında, 100 bin TL’yi üçe bölmüştüm: 40 bini mevduatta, 30 bini BIST 100’de birkaç hisseye, kalan 30’u da gram altına. O zaman, vadeli mevduat yıllık net %36 getiriyordu, ki o dönem için fena sayılmazdı. Yatırımı yaparken tek hedefim vardı: “En azından enflasyona ezilme.” Çünkü tüketici enflasyonu %68’lere vurmuştu.
Mevduatın olayı net: Paran garanti, faiz günü gününe işliyor. Ama getirisi, özellikle Şubat 2024’ten sonra, vergi ve stopaj düşülünce pek iştah açmıyor. Şu an (Mart 2026’da) ortalama faiz %42 civarı dönüyor, ama gerçek enflasyonun altında kalıyor. TL her sene eriyor, bankanın verdiğini anca markette kaybediyorsun.
Borsa tarafı tam roller coaster. 2024’ün başında bankacılık hisseleri uçtu, sonra sene ortasında “politik risk” dalgası geldi, çakıldık. Ekim 2025’te Akbank’la uğraşırken üç günde %12 kayıp yaşadım. Uzun vadede kazandırıyor diyorlar ya, ama sabrı olmayan için borsa riskin ta kendisi. Duygusal dayanıklılık şart.
Altın ise biraz başka bir hikaye. Ons fiyatı 2024 sonunda ABD faiz artışıyla bir düşüyor, sonra seçim belirsizliğiyle Mart 2025’te tekrar yükseliyor. 100 binin 30 biniyle aldığım gram altın, iki yılda %120 getirdi. Enflasyonun üstünde, ama ikide bir al-sat yaparsan spread’den zarar yazıyorsun. Döviz bozdur, tekrar al vs. derken bankaların makas oyununa dikkat etmek şart.
Kısa vadede en risksiz ve öngörülebilir getiri vadeli TL mevduatta. Ama uzun vadede paranı ezdirmemek için döviz ve altını es geçmemek gerekiyor. Borsa işi sabır, bilgi ve biraz da şans. Kısa yoldan köşeyi dönmek yok, hele ki Türk tipi ekonomide “garanti” lafını duyan direkt kaçmalı.
Küçük bir tavsiye, özellikle yeni başlayanlar için: “Bütün yumurtaları aynı sepete koyma.” 2023’te üçe böldüğüm paranın mevduattaki kısmı en az riskliydi ama en az getiri getirdi. Altınla enflasyonu yendim, borsadaki hisse ise yüreğimi ağzıma getirdi ama ekstra kazanç da getirdi. Türkiye’de varlık dağılımı hâlâ altın ve azıcık dövizde; kimse tam güvenmiyor TL’ye.
Bir de herkesin dilinde “kripto” var. Ben o topa hiç girmedim. Gözümde hala kumar. Denemek isteyen varsa, tüm paradan küçük bir kısmını ayırıp oynasın, hepsini yakmaya gerek yok.
Kısaca özet: Pratikte, yatırım aracı seçerken önce kendi risk iştahını ve hedefini netleştir. Paranı üçe, dörde böl; altın, döviz, borsa ve mevduattan şaşma. Uzun vadede sabredemeyen, Türk ekonomisinin iniş çıkışında tökezler. Kolaya kaçanın parası, markette fazlasıyla gider.
Mevduatın olayı net: Paran garanti, faiz günü gününe işliyor. Ama getirisi, özellikle Şubat 2024’ten sonra, vergi ve stopaj düşülünce pek iştah açmıyor. Şu an (Mart 2026’da) ortalama faiz %42 civarı dönüyor, ama gerçek enflasyonun altında kalıyor. TL her sene eriyor, bankanın verdiğini anca markette kaybediyorsun.
Borsa tarafı tam roller coaster. 2024’ün başında bankacılık hisseleri uçtu, sonra sene ortasında “politik risk” dalgası geldi, çakıldık. Ekim 2025’te Akbank’la uğraşırken üç günde %12 kayıp yaşadım. Uzun vadede kazandırıyor diyorlar ya, ama sabrı olmayan için borsa riskin ta kendisi. Duygusal dayanıklılık şart.
Altın ise biraz başka bir hikaye. Ons fiyatı 2024 sonunda ABD faiz artışıyla bir düşüyor, sonra seçim belirsizliğiyle Mart 2025’te tekrar yükseliyor. 100 binin 30 biniyle aldığım gram altın, iki yılda %120 getirdi. Enflasyonun üstünde, ama ikide bir al-sat yaparsan spread’den zarar yazıyorsun. Döviz bozdur, tekrar al vs. derken bankaların makas oyununa dikkat etmek şart.
Kısa vadede en risksiz ve öngörülebilir getiri vadeli TL mevduatta. Ama uzun vadede paranı ezdirmemek için döviz ve altını es geçmemek gerekiyor. Borsa işi sabır, bilgi ve biraz da şans. Kısa yoldan köşeyi dönmek yok, hele ki Türk tipi ekonomide “garanti” lafını duyan direkt kaçmalı.
Küçük bir tavsiye, özellikle yeni başlayanlar için: “Bütün yumurtaları aynı sepete koyma.” 2023’te üçe böldüğüm paranın mevduattaki kısmı en az riskliydi ama en az getiri getirdi. Altınla enflasyonu yendim, borsadaki hisse ise yüreğimi ağzıma getirdi ama ekstra kazanç da getirdi. Türkiye’de varlık dağılımı hâlâ altın ve azıcık dövizde; kimse tam güvenmiyor TL’ye.
Bir de herkesin dilinde “kripto” var. Ben o topa hiç girmedim. Gözümde hala kumar. Denemek isteyen varsa, tüm paradan küçük bir kısmını ayırıp oynasın, hepsini yakmaya gerek yok.
Kısaca özet: Pratikte, yatırım aracı seçerken önce kendi risk iştahını ve hedefini netleştir. Paranı üçe, dörde böl; altın, döviz, borsa ve mevduattan şaşma. Uzun vadede sabredemeyen, Türk ekonomisinin iniş çıkışında tökezler. Kolaya kaçanın parası, markette fazlasıyla gider.
00