2018’de ilk maaşımı aldığım günü net hatırlıyorum; bankamatikten çekip üç gün içinde uçurmuştum. Sonra ayın yirmisinde telefona “bakiyeniz yetersiz” mesajı geldi. O ana kadar para yönetimiyle ilgili tek bildiğim şey, “harca bitsin” mantığıydı. O günden sonra, finansal okuryazarlık eksikliğinin insanı nasıl tuzağa düşürdüğünü kafama kazıdım.
Şimdi herkes “yatırım yap, kenara bir şeyler at” diyor ama kimse temelini anlatmıyor. Mesela, gelir-gider tablosu tutmak diye bir şey var. Excel’de iki dakika uğraşsan, neye ne harcadığını görüyorsun. Şok oluyorsun çünkü ayda 500 lira “ufak tefek” sandığın saçmalıklara gitmiş oluyor. Bunu İstanbul’da, aylık 17 bin lira maaşla yaşarken fark ettim. Bir ay not tuttum, kahve, gereksiz kargo, Uber derken maaşın üçte biri gitmiş.
Dolar kuru 33,5 olmuş şu an. En ufak hata bile büyük kayıp. Kimse sana öğretmiyor; kredi kartı patlatınca bankanın seni nasıl kıstıracağını, gecikme faizi ne demek, asgari ödeme kandırmacası nedir… Hepsi sonradan öğrenilen şeyler. Kendi çevremde gördüğüm en büyük örnek; 2023’te yakın bir arkadaşım, 6 adet kredi kartını “sonra öderim” diye diye borç batağına sapladı. Artık eve dönerken marketten poşet alamayacak hale geldi. Oysa temel şeyleri bilseydi, limitini bilip, ona göre yaşardı.
Kimse Warren Buffett olmak zorunda değil. Ama şu üç şeyi bilmeyenin ayağı finansal anlamda yere basmaz:
- Borç kavramı (özellikle kredi kartı borcu)
- Faiz oranları ve basit faiz hesabı
- Tasarrufun ve acil durum fonunun gerekliliği
Bir de yatırım. Kimse çılgın kripto para zengini olmayacak, zaten çoğu batıyor. Ama mevduat hesabı nedir, vadeli/vadesiz farkı, enflasyon karşısında paranın erimesi… Bunları bilmeyen, 2026 Türkiye’sinde yaşamanın maliyetini kaldıramaz. Asgari ücret 20 bin liraya dayanmış, temel gıda fiyatları yıl başından beri ikiye katlamış. Elindeki parayı korumayı, artırmayı bilmezsen, ay sonunda evine ekmek götürmek bile dert.
Herkesin “bana bir şey olmaz” dediği anda, ekonomik krizin tokadını yersin. Bir gece ansızın işten çıkarılırsın; işte o zaman 3 aylık kenarda paran yoksa, zor zaman başlar. Benim başıma geldi. 2021’de pandemi patlarken birikimsiz yakalandım, 2 ay boyunca simit-çayla idare ettim. O gün bugündür, maaşımın %10’unu direkt kenara atıyorum, gözüm görmüyor. Küçük bir alışkanlık, ama hayat kurtarıyor.
Kısacası, finansal okuryazarlık demek, hayatını başkasının değil kendi aklınla yönetmek demek. Ne kadar erken öğrenirsen, o kadar az dersini can yakarak alırsın.
Şimdi herkes “yatırım yap, kenara bir şeyler at” diyor ama kimse temelini anlatmıyor. Mesela, gelir-gider tablosu tutmak diye bir şey var. Excel’de iki dakika uğraşsan, neye ne harcadığını görüyorsun. Şok oluyorsun çünkü ayda 500 lira “ufak tefek” sandığın saçmalıklara gitmiş oluyor. Bunu İstanbul’da, aylık 17 bin lira maaşla yaşarken fark ettim. Bir ay not tuttum, kahve, gereksiz kargo, Uber derken maaşın üçte biri gitmiş.
Dolar kuru 33,5 olmuş şu an. En ufak hata bile büyük kayıp. Kimse sana öğretmiyor; kredi kartı patlatınca bankanın seni nasıl kıstıracağını, gecikme faizi ne demek, asgari ödeme kandırmacası nedir… Hepsi sonradan öğrenilen şeyler. Kendi çevremde gördüğüm en büyük örnek; 2023’te yakın bir arkadaşım, 6 adet kredi kartını “sonra öderim” diye diye borç batağına sapladı. Artık eve dönerken marketten poşet alamayacak hale geldi. Oysa temel şeyleri bilseydi, limitini bilip, ona göre yaşardı.
Kimse Warren Buffett olmak zorunda değil. Ama şu üç şeyi bilmeyenin ayağı finansal anlamda yere basmaz:
- Borç kavramı (özellikle kredi kartı borcu)
- Faiz oranları ve basit faiz hesabı
- Tasarrufun ve acil durum fonunun gerekliliği
Bir de yatırım. Kimse çılgın kripto para zengini olmayacak, zaten çoğu batıyor. Ama mevduat hesabı nedir, vadeli/vadesiz farkı, enflasyon karşısında paranın erimesi… Bunları bilmeyen, 2026 Türkiye’sinde yaşamanın maliyetini kaldıramaz. Asgari ücret 20 bin liraya dayanmış, temel gıda fiyatları yıl başından beri ikiye katlamış. Elindeki parayı korumayı, artırmayı bilmezsen, ay sonunda evine ekmek götürmek bile dert.
Herkesin “bana bir şey olmaz” dediği anda, ekonomik krizin tokadını yersin. Bir gece ansızın işten çıkarılırsın; işte o zaman 3 aylık kenarda paran yoksa, zor zaman başlar. Benim başıma geldi. 2021’de pandemi patlarken birikimsiz yakalandım, 2 ay boyunca simit-çayla idare ettim. O gün bugündür, maaşımın %10’unu direkt kenara atıyorum, gözüm görmüyor. Küçük bir alışkanlık, ama hayat kurtarıyor.
Kısacası, finansal okuryazarlık demek, hayatını başkasının değil kendi aklınla yönetmek demek. Ne kadar erken öğrenirsen, o kadar az dersini can yakarak alırsın.
00