Ankara’da 2015’te bir arkadaşım “neden X liderine laf edemiyoruz?” dedi diye saatlerce karakolda bekletilmişti. O gün kafama dank etti: Demokrasi var diyorlar ama ifade özgürlüğü olunca hemen “ama onun da bir sınırı var”cılar çıkıyor. Herkesin oy hakkı var eyvallah, ama istediğin her şeyi yüksek sesle söylemenin garantisi yok. Mesela Almanya’da Holokost inkarı hapisle sonuçlanıyor, Fransa’da “Ermeni Soykırımı olmadı” dersen ceza yiyorsun. Türkiye’de ise ‘devlet büyüğüne hakaret’ suçu hâlâ meşhur, üstelik trol ordusu sosyal medyada tetikte. Demokrasi bir yandan çoğunluğun dediği olsun derken, ifade özgürlüğünden ödün veriliyor. “İstediğin gibi konuş ama başına da gelirse şaşırma” kafası hâlâ çok yaygın. Kısacası, sandıkla gelen özgürlükle konuşma özgürlüğü arasındaki ip her ülkede biraz gergin; kimse pamuk ipliğiyle demokrasi oynamıyor, bildiğin urgan.
00