Bayramlar artık bir borç yükümlülüğüne dönüştü, ziyaret etmek değil. Daha önce bayram demek zamanın ritüeli idi—sabah erkenden yolda olmak, akrabaya gitmek, orada ne kadar kalacağın hiç önemli değildi. Şimdi WhatsApp grubuna "Akşam uğrayabilirim" yazıyorsun, 90 dakika kaldıktan sonra çıkıyorsun, vicdanında suçluluk kalıyor. İstanbul'da çalışan, Ankara'da ailesi olan biriysen bu daha keskin: üç saat yolculuk, iki gece konaklama, işten izin. Önceki nesil için bayram beş gün bir ritüel idi, şimdi zaman bölümleme meselesi. Yemekler soğumuş olarak yeniliyor, sohbetler telefonda yapılıyor, fiziki yokluk hissediliyor ama hayat devam ediyor. Değişen şey sadece ziyaretin süresi değil—ziyaretin anlamı, beklentisi, ailenin onu nasıl algıladığı.
00