Bayram ziyaretleri artık bir borç haline geldi benim için. Geçen Ramazan Bayramı'nda saat 10'da anneme "Akşam gelirim" dedim, akşam 8'de gittim, eve varınca yemekler soğumuştu. Gaziantep'te büyüdüğüm zamanlar bayram demek beş gün boyunca komşudan komşuya dolaşmak, her evde farklı tatlı yemek, nenem en az üç defa kahvaltı hazırlamak demekti. Şimdi İstanbul'dayım, bir şehirde yaşayan akrabam yok, herkes dağılmış. Annemi arayıp "Telefonla bayram kutlasak" diyorum, o da "Evladım gel" diyor ama ikimiz de biliyoruz ki ben 8 saat yol için bayram gününü harcamak istemiyor, o da benim işimi engellemek istemiyorum. Selamlar ve "Sağlıkla kal" mesajlarıyla bitiriyor bayramlar artık. Eski bayramlarda ziyaretin kendisi bir ritüel, bir saygı gösterisiydi. Şimdi daha çok bir sorumluluk, bir "yapması gereken şey" gibi hissettiriyor.
00