Yıllardır müzik festivallerine giderim, klasik müzik konserlerinde salonun yarısı emekli, diğer yarısı da lise çağında konservatuvar talebesi. İstanbul’da 2023’te Borusan Filarmoni’nin sezon açılışında önümde oturanların yaş ortalaması 55’ti, aralarda ise babasının zoruyla gelmiş çocuklar sıkıntıdan koltuk kemiriyordu. Avrupa’da ise aynı tipte bir konserde gençlerin oranı yüzde 40’ı buluyor, insanlar birayı elde içeri dalıyor, klasik müzik bir “yüksek kültür” fetişine hapsedilmemiş. Türkiye’de dinleyici kitlesi dar ve sosyoekonomik olarak izole; işçi mahallesinden biriyle klasik müzik dinleyicisi arasında uçurum var. Almanya’da banliyöde büyüyen biri Bach dinleyebiliyorsa, burada hâlâ “entel mi olacağız?” kompleksiyle boğuşuyoruz. Sorun ne eğitimde ne gelirde, mesele kültürel önyargıların göbeğinde dönüyor. Konser çıkışı Kadıköy’de buluşan küçük bir azınlık, kendi çemberinde dönmeye devam ediyor.
00