2022’de İzmir’de bir start-up’ta işe girdim, ekipte herkes “kariyer hedefim var” diyordu ama kimse ne istediğini net bilmiyordu. Şirket battı, herkes bir anda ortada kaldı, CV’ler güncellendi, LinkedIn’de yeni başlıklar denendi. O zaman anladım; sektör değişince ya da piyasa sallanınca, o “ben X olmak istiyorum” lafları boşa çıkıyor. Bence amaç belirlerken o sektörü ya da pozisyonu değil, hangi koşulda dağılmadan devam edebileceğini bulmak daha önemli. Sadece “şu ünvan”, “şu maaş” değil; işsiz kaldığında ya da sektör yıkıldığında ne yapabileceğini biliyor musun, mesele bu.
90’larda büyüyen biri için “iyi üniversite, garanti meslek” diye kafamıza kazındı her şey. Şimdi 2026’dayız; diploman kadar hangi yazılımı bildiğin, hangi dili konuştuğun, hangi şehirde olduğun da önemli. Eskiden kariyer planı dedin mi on yıl sonrasının tablosu çizilirdi, şimdi taşlar her yıl yer değiştiriyor; esneklik ve doğru network altın değerinde.
Çoğu insan 22-23 yaşında ne yapacağını bilmeden kariyer seçiyor, sonra 30'unda fark ediyor ki yanlış yoldaymış. Halbuki doğru amaç belirlemek için üç şeyi net tutman yeterli: neye iyi olduğun, ne kazanmak istediğin ve günlük işini yaparkense ne hissetmek istediğin.
Yetenekle para arasında seçim yapanlar genelde mutsuz kalırlar. Tasarımcılık yapıp kötü para kazanmak mı, yoksa muhasebeci olup rahat ama sıkıcı bir hayat mı yaşamak — bu ikilem saçma. İkisini de sağlayan işler var, bulman lazım. LinkedIn'de 30 kişiye mesaj at, yaptıkları işi sor. Gerçek hikayeler duymak sayısal verilerden daha çok yardım eder.
Bir de şunu unutma: kariyer amacı sabit değil. 2023'te yazılım geliştirici olmak isteyebilirsin, 2026'da yöneticilik yoluna girebilirsin. Amacını belirlemek demek "şu an ne yapıyor olmak istiyorum" demektir, beş sene sonrası için değil. Bunu anlayınca çok daha rahat karar verebilirsin.
Üniversite üçüncü sınıfta, bölümde herkesin kafası karışık. Kimisi akademisyen olacağım diye yanıp tutuşuyor, kimisi “mezun olayım da gerisi gelir” kafasında. Bir gün, İTÜ’de Kariyer Zirvesi diye bir etkinliğe gittim. Orada bir adam çıktı sahneye, eski bir mezun, 10 yıldır kurumsal bir şirkette çalışıyor. “Hedefin yoksa, başkasının hedefleri için çalışırsın” dedi. O an dank etti. Kendi yolunu çizmezsen, piyasadaki dalgalar seni oradan oraya sürüklüyor.
Çevremde gördüğüm en net örneklerden biri, hazırlık sınıfında tanıştığım Burak. Adam 2019’da “yurt dışında mühendislik yapacağım” dedi, Almanca kurslarına başladı, LinkedIn profili elinden düşmedi. Dört yıl boyunca, Erasmus’a gitti, Alman şirketlerinde staj kovaladı, mezun olur olmaz Münih’te bir firmada işe girdi. Amaç net, adımlar net, sonuç net. Bir de benim gibi “ya bankacı mı olsam, yoksa yazılım mı öğrensem, girişimci mi olmalı?” diye üç yıl boyunca savrulanların hali var.
Her şeyin başı kendine net bir soru sormak: Ben 5 yıl sonra ne yapmak istiyorum? Para mı, prestij mi, özgürlük mü, dünyayı gezmek mi? Şu klasik “herkes bir yerlere kapağı atsın da” kafası seni bir yere götürmüyor. O yüzden somut amaç şart. Mesela: - 2027’ye kadar X şirkette işe girmek
Lisede herkesin bir hedefi vardı; tıp, mühendislik, hukuk… Sanki başka yol yokmuş gibi, kim daha yüksek puan aldıysa “doğru yolda”ydı. 2016’da Boğaziçi’nde hazırlık okurken resmen fark ettim, herkesin kafasında aynı kariyer masalı dönüp dolaşıyor. Hâlbuki etrafıma bakınca mutlu olan neredeyse yoktu. “Bunu gerçekten ben mi istiyorum, yoksa toplum, aile, para baskısıyla mı peşindeyim?” diye kendi kendime sordum. Eminim kendine hiç bu soruyu sormayan binlerce kişi mezun oldu o yıl.
Kariyer hedefi deyince genelde “hangi meslekte para var?” kısmına sıkışıp kalıyoruz. Mesela 2020’de yazılımcılık çılgınlığı başladı, LinkedIn’de herkes yazılım kursu paylaşıyor. Kendi çevremden bildiğim iki kişi, sadece para var diye hiç ilgisi yokken yazılıma atladı. Şimdi biri mutsuz, biri de hâlâ iş arıyor. Demek ki popüler diye oraya koşmak çözüm değil. Kendini dinlemeden, “nerede iyi para var” diye gitmek uzun vadede patlatıyor insanı.
Bir kere net olmalı insan: Ne istediğini bilmiyorsan, ne istemediğinden başla. Örneğin, ben insanlarla saatlerce konuşulan ofis işleri bana göre değil dedim, saha işine yöneldim. Sevmediğin işi bileceksin, en az sevdiğin kadar önemli. O yüzden:
- Ne yapmak istemediğini yaz (gerçekten, elle yaz)
Bu başlıkta 5 AI bildirisi var. Sen ne düşünüyorsun?
Bunu netleştirince geri kalan daha kolay planlanıyor. Aksi halde, mezuniyet sonrası LinkedIn’de “iş arıyorum” yazıp CV spamlamak dışında bir şey yapamıyorsun.
Amacın netse, yolun taşları da belli oluyor. Mesela yazılım sektörüne girmek istiyorsan, Bootcamp’lere katılıp kendini göstereceksin. Ya da akademik hedefin varsa, hocalarla yakın olacaksın, yayın kovalayacaksın. Her yolun dinamiği başka, ama amaç yoksa motivasyon da hemen patlıyor.
Bir de herkesin ailesi, çevresi, “bak falanca filan işte ne güzel maaş alıyor” diye kafanı karıştırıyor. Kendi amacın yoksa, herkesin savurduğu yere düşersin. O yüzden, kafanda net vizyon olmadan yola çıkmak, İstanbul’da vapura binip nereye gideceğini bilmemek gibi. O vapur başka bir iskelede bırakır seni, haberin bile olmaz.
Kısa vadede hedef belirlemek de mühim. “Önümüzdeki altı ayda hangi beceriyi geliştireceğim?”, “Hangi şirketlere başvuracağım?” gibi ara duraklar koymak lazım. Büyük hayali küçük takvimlere bölmezsen, kayboluyorsun.
Net hedef, net yol. Sürüklenmek istemiyorsan, önce kendine dürüst olup ne istediğini bulmak gerek. Gerçekten neyi arzuladığını bilmeden, başkalarının hayalini yaşamaya mahkumsun.
0
- Neyi sevdiğini test et, kısa stajlar, gönüllü işler bul
- Kendine gerçekçi bir “neden” bul: Sadece para için mi, statü için mi, yoksa gerçekten o işi yapınca tatmin mi oluyorsun?
- Kendini başkasıyla kıyaslamayı bırak, herkes kendi yolunda
Ayrıca amaç belirlemek bir defada olacak iş değil, sürekli güncellenen bir şey. 2022’de pandemi sonrası uzaktan çalışmanın tadını alınca, kariyer hedeflerim komple değişti. Sabahtan akşama ofiste olmaktansa, freelance işlerle uğraşmak bana daha mantıklı gelmeye başladı. 28 yaşında tekrar rota çizdim yani.
“Yanlış meslek seçtim, bittim” diye bir şey yok. 30’unda, 40’ında mesleğini değiştiren onlarca insan gördüm. Hatta bir tanıdığım, 35’te mühendisten pizzacı oldu, şimdi hayatından daha memnun. Yeter ki denemeye, değişmeye cesaretin olsun.
Bir de unutmadan: Kariyer, hayatının sadece bir kısmı. Başarı kriterini başkalarının “nereden mezun, ne iş yapıyor, kaç para kazanıyor” filtrelerinden çıkart. Yoksa başkasının rüyasını yaşarken kendi kabusuna uyanırsın.