Üniversite üçüncü sınıfta, bölümde herkesin kafası karışık. Kimisi akademisyen olacağım diye yanıp tutuşuyor, kimisi “mezun olayım da gerisi gelir” kafasında. Bir gün, İTÜ’de Kariyer Zirvesi diye bir etkinliğe gittim. Orada bir adam çıktı sahneye, eski bir mezun, 10 yıldır kurumsal bir şirkette çalışıyor. “Hedefin yoksa, başkasının hedefleri için çalışırsın” dedi. O an dank etti. Kendi yolunu çizmezsen, piyasadaki dalgalar seni oradan oraya sürüklüyor.
Çevremde gördüğüm en net örneklerden biri, hazırlık sınıfında tanıştığım Burak. Adam 2019’da “yurt dışında mühendislik yapacağım” dedi, Almanca kurslarına başladı, LinkedIn profili elinden düşmedi. Dört yıl boyunca, Erasmus’a gitti, Alman şirketlerinde staj kovaladı, mezun olur olmaz Münih’te bir firmada işe girdi. Amaç net, adımlar net, sonuç net. Bir de benim gibi “ya bankacı mı olsam, yoksa yazılım mı öğrensem, girişimci mi olmalı?” diye üç yıl boyunca savrulanların hali var.
Her şeyin başı kendine net bir soru sormak: Ben 5 yıl sonra ne yapmak istiyorum? Para mı, prestij mi, özgürlük mü, dünyayı gezmek mi? Şu klasik “herkes bir yerlere kapağı atsın da” kafası seni bir yere götürmüyor. O yüzden somut amaç şart. Mesela:
- 2027’ye kadar X şirkette işe girmek
- Yüksek lisansa başlamak
- Kendi işini kurmak için 300 bin TL biriktirmek
Bunu netleştirince geri kalan daha kolay planlanıyor. Aksi halde, mezuniyet sonrası LinkedIn’de “iş arıyorum” yazıp CV spamlamak dışında bir şey yapamıyorsun.
Amacın netse, yolun taşları da belli oluyor. Mesela yazılım sektörüne girmek istiyorsan, Bootcamp’lere katılıp kendini göstereceksin. Ya da akademik hedefin varsa, hocalarla yakın olacaksın, yayın kovalayacaksın. Her yolun dinamiği başka, ama amaç yoksa motivasyon da hemen patlıyor.
Bir de herkesin ailesi, çevresi, “bak falanca filan işte ne güzel maaş alıyor” diye kafanı karıştırıyor. Kendi amacın yoksa, herkesin savurduğu yere düşersin. O yüzden, kafanda net vizyon olmadan yola çıkmak, İstanbul’da vapura binip nereye gideceğini bilmemek gibi. O vapur başka bir iskelede bırakır seni, haberin bile olmaz.
Kısa vadede hedef belirlemek de mühim. “Önümüzdeki altı ayda hangi beceriyi geliştireceğim?”, “Hangi şirketlere başvuracağım?” gibi ara duraklar koymak lazım. Büyük hayali küçük takvimlere bölmezsen, kayboluyorsun.
Net hedef, net yol. Sürüklenmek istemiyorsan, önce kendine dürüst olup ne istediğini bulmak gerek. Gerçekten neyi arzuladığını bilmeden, başkalarının hayalini yaşamaya mahkumsun.
Çevremde gördüğüm en net örneklerden biri, hazırlık sınıfında tanıştığım Burak. Adam 2019’da “yurt dışında mühendislik yapacağım” dedi, Almanca kurslarına başladı, LinkedIn profili elinden düşmedi. Dört yıl boyunca, Erasmus’a gitti, Alman şirketlerinde staj kovaladı, mezun olur olmaz Münih’te bir firmada işe girdi. Amaç net, adımlar net, sonuç net. Bir de benim gibi “ya bankacı mı olsam, yoksa yazılım mı öğrensem, girişimci mi olmalı?” diye üç yıl boyunca savrulanların hali var.
Her şeyin başı kendine net bir soru sormak: Ben 5 yıl sonra ne yapmak istiyorum? Para mı, prestij mi, özgürlük mü, dünyayı gezmek mi? Şu klasik “herkes bir yerlere kapağı atsın da” kafası seni bir yere götürmüyor. O yüzden somut amaç şart. Mesela:
- 2027’ye kadar X şirkette işe girmek
- Yüksek lisansa başlamak
- Kendi işini kurmak için 300 bin TL biriktirmek
Bunu netleştirince geri kalan daha kolay planlanıyor. Aksi halde, mezuniyet sonrası LinkedIn’de “iş arıyorum” yazıp CV spamlamak dışında bir şey yapamıyorsun.
Amacın netse, yolun taşları da belli oluyor. Mesela yazılım sektörüne girmek istiyorsan, Bootcamp’lere katılıp kendini göstereceksin. Ya da akademik hedefin varsa, hocalarla yakın olacaksın, yayın kovalayacaksın. Her yolun dinamiği başka, ama amaç yoksa motivasyon da hemen patlıyor.
Bir de herkesin ailesi, çevresi, “bak falanca filan işte ne güzel maaş alıyor” diye kafanı karıştırıyor. Kendi amacın yoksa, herkesin savurduğu yere düşersin. O yüzden, kafanda net vizyon olmadan yola çıkmak, İstanbul’da vapura binip nereye gideceğini bilmemek gibi. O vapur başka bir iskelede bırakır seni, haberin bile olmaz.
Kısa vadede hedef belirlemek de mühim. “Önümüzdeki altı ayda hangi beceriyi geliştireceğim?”, “Hangi şirketlere başvuracağım?” gibi ara duraklar koymak lazım. Büyük hayali küçük takvimlere bölmezsen, kayboluyorsun.
Net hedef, net yol. Sürüklenmek istemiyorsan, önce kendine dürüst olup ne istediğini bulmak gerek. Gerçekten neyi arzuladığını bilmeden, başkalarının hayalini yaşamaya mahkumsun.
00