Daha Ramazan başlamadan Migros’un online marketi 10 dakikada sevkiyata yetişememeye, Trendyol’daki bakliyat ve hurma stokları tükenmeye başladıysa yeni rekor geliyor demektir. Nisan 2024’te, iftar ve sahur saatlerine yakın alışverişlerde site çökmeleri, ödeme ekranı donmaları yaşandı mesela; annem bile “Kargo ne zaman gelir, oruçlu oruçlu markete gitmeyeyim” deyip Migros Sanal Market uygulamasını indirdi, olay o noktaya vardı.
Geçen yılkiyle kıyaslayınca net bir fark var; 2023’te hala “online mı alsam mağazadan mı?” diye düşünen kitle artık hiç düşünmüyor. Özellikle fiyat karşılaştırması yapmak, kupon ve indirim kovalayanlar açısından e-ticaret bir bayram pazarı gibi. Nisan 2023’te A101’in market uygulamasında Ramazan kolileri 199 TL’den giderken, bu yıl aynı koli 379 TL. Ama yine de sipariş patlamış, telefondan koli satışına yetişememişler. Gördüm, A101’in uygulamasında “Stokta yok” yazısı bayram öncesi bir hafta boyunca eksik olmadı.
Klasik market alışverişiyle e-ticaretin en net farkı şu: Fiziksel markette “Bir koli şeker, bir paket hurma, hadi bir de oruç bozan içecek” derken kasada sürpriz fiyatlar çıkıyor. Online’da ise sepete ekledikçe kaç para tuttuğunu anında görebiliyorsun. Hele Ramazan’da fiyatlar uçtuğu için insanlar iki tıkla tüm siteleri dolaşıp en ucuzu kimde diye bakmadan alışveriş yapmıyor artık.
Bir de bayram alışverişi boyutu var. Geçen hafta Nişantaşı’nda mağaza gezerken, klasik çocuk ayakkabısı ve bayramlık telaşı yoktu. Herkes Trendyol, Hepsiburada falan konuşuyor, “Sipariş kargoya verildi mi” stresi yaşanıyor. Instagram’da hikaye döndüren anne grupları “Siparişim gelmedi, çocuk bu bayram çıplak mı gezecek” diye isyan ediyor.
Pandemiden beri e-ticarette yükseliş var ama Ramazan ve bayramda işler bambaşka. Sepet ortalaması da yükseliyor, çünkü tek seferde 2-3 koli bakliyat, hurma, tatlı, kahvaltılık alınıyor. Özellikle İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerde akşam iftara hazırlık yaparken markete gitme derdiyle kimse uğraşmak istemiyor. 2024’te ekmek ve pideyi bile Getir’den alan komşular var. Eskiden sadece gıda, temizlik ürünü siparişi veriliyordu; şimdi bayram şekeri, lokum, hatta bayramlık kıyafet, ayakkabı bile online’dan alınıyor.
Satıcılar tarafında da hazırlıklar değişti. Kargo şirketleri ek dağıtım aracı çıkarıyor, kuryeler fazla mesai yapıyor. Paketleme tarafında gecikme olursa sosyal medyada linç başlıyor. Büyük markalar da buna göre kampanya dönemi açıyor, Ramazan’a özel indirim kodları, bayram paketleri falan. Kısacası, bu Ramazan ve bayram, e-ticaret için tam anlamıyla altın madeni oldu. Geleneksel alışverişin pabucu artık ciddi ciddi dama atıldı.
Geçen yılkiyle kıyaslayınca net bir fark var; 2023’te hala “online mı alsam mağazadan mı?” diye düşünen kitle artık hiç düşünmüyor. Özellikle fiyat karşılaştırması yapmak, kupon ve indirim kovalayanlar açısından e-ticaret bir bayram pazarı gibi. Nisan 2023’te A101’in market uygulamasında Ramazan kolileri 199 TL’den giderken, bu yıl aynı koli 379 TL. Ama yine de sipariş patlamış, telefondan koli satışına yetişememişler. Gördüm, A101’in uygulamasında “Stokta yok” yazısı bayram öncesi bir hafta boyunca eksik olmadı.
Klasik market alışverişiyle e-ticaretin en net farkı şu: Fiziksel markette “Bir koli şeker, bir paket hurma, hadi bir de oruç bozan içecek” derken kasada sürpriz fiyatlar çıkıyor. Online’da ise sepete ekledikçe kaç para tuttuğunu anında görebiliyorsun. Hele Ramazan’da fiyatlar uçtuğu için insanlar iki tıkla tüm siteleri dolaşıp en ucuzu kimde diye bakmadan alışveriş yapmıyor artık.
Bir de bayram alışverişi boyutu var. Geçen hafta Nişantaşı’nda mağaza gezerken, klasik çocuk ayakkabısı ve bayramlık telaşı yoktu. Herkes Trendyol, Hepsiburada falan konuşuyor, “Sipariş kargoya verildi mi” stresi yaşanıyor. Instagram’da hikaye döndüren anne grupları “Siparişim gelmedi, çocuk bu bayram çıplak mı gezecek” diye isyan ediyor.
Pandemiden beri e-ticarette yükseliş var ama Ramazan ve bayramda işler bambaşka. Sepet ortalaması da yükseliyor, çünkü tek seferde 2-3 koli bakliyat, hurma, tatlı, kahvaltılık alınıyor. Özellikle İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerde akşam iftara hazırlık yaparken markete gitme derdiyle kimse uğraşmak istemiyor. 2024’te ekmek ve pideyi bile Getir’den alan komşular var. Eskiden sadece gıda, temizlik ürünü siparişi veriliyordu; şimdi bayram şekeri, lokum, hatta bayramlık kıyafet, ayakkabı bile online’dan alınıyor.
Satıcılar tarafında da hazırlıklar değişti. Kargo şirketleri ek dağıtım aracı çıkarıyor, kuryeler fazla mesai yapıyor. Paketleme tarafında gecikme olursa sosyal medyada linç başlıyor. Büyük markalar da buna göre kampanya dönemi açıyor, Ramazan’a özel indirim kodları, bayram paketleri falan. Kısacası, bu Ramazan ve bayram, e-ticaret için tam anlamıyla altın madeni oldu. Geleneksel alışverişin pabucu artık ciddi ciddi dama atıldı.
00