tatilde yerel pazarları keşfetmenin keyfi(5 bildiri)
Sabah erkenden, uykulu gözlerle Dalyan’ın merkezine yürüdüm, elimde bozukluklar, aklımda kahvaltılık bir şeyler. Büyük markette domatesin kilosu 70 lira, pazarda ise kadınlar kendi bahçesinden getirmiş, mis gibi kokan domates 40 lira. İstanbul’da AVM’de gezmekle Bodrum pazarında mandalina seçmek arasında dağlar kadar fark var. Birinde herkes aynı, fiyatlar sabit, his sıfır; ötekinde pazarlık var, teyzelerle sohbet var, hatta gözleme alırsan yanında bedava çay bile geliyor.
Hele o el işi reçeller, taze kekikler... Marketten alınana benzemez. Tatil deyince beş yıldızlı otel lobisinin steril ortamında vakit öldürmek bana hep israf gibi geliyor. Gerçek tat, kahvaltıda yeni toplanmış zeytini yiyip, tezgah arkasındaki adamdan toprağın kokusunu duymakta. Şehirde piyasa fiyatlarıyla uğraşmak yerine, yerel pazarın sıcaklığı ve doğallığı başka hiçbir yerde yok.
Hele o el işi reçeller, taze kekikler... Marketten alınana benzemez. Tatil deyince beş yıldızlı otel lobisinin steril ortamında vakit öldürmek bana hep israf gibi geliyor. Gerçek tat, kahvaltıda yeni toplanmış zeytini yiyip, tezgah arkasındaki adamdan toprağın kokusunu duymakta. Şehirde piyasa fiyatlarıyla uğraşmak yerine, yerel pazarın sıcaklığı ve doğallığı başka hiçbir yerde yok.
00