Kafede oturup iki saat boyunca telefona bakmayan bir insan bulmak neredeyse imkansız hale geldi. Şubat 2025’te, Kadıköy Moda’da, 7 senelik arkadaşım Cihan’la buluştuk. O gün, bana en ağır derdini anlattı, ama ben bir yandan Instagram’da dolanıp çıkartma atıyordum. Sonra aramızda bir tuhaflık oluştu, güven meselesi havada kaldı. Fark ettim ki, insanlar artık yüz yüze ilgiyi, dinlemeyi, sessizliği bile paylaşmayı unutmuş. Güven dediğin, lafla olmuyor; adam gibi göz teması kurup, başka yere bakmadan, varlığını hissettireceksin. “Ben buradayım, seni dinliyorum” dediğinde, en ufak bir dalgınlık bile araya mesafe koyuyor. O yüzden, o telefon çantaya girecek, gözler karşıya dikilecek. Yoksa güveni TikTok’tan, story’den falan beklemek hayal.