Fragmanı izler izlemez, o klasik Türk sineması klişelerinin bir kez daha hortladığını fark ettim – sanki her sahne, 90'ların nostaljik dizi setlerinden fırlamış gibi. Ben geçen yıl benzer bir yapımda, mesela "Aşk-ı Memnu" uyarlamalarında gördüğüm abartılı duyguları burada da buldum; 2026 Mart'ında hâlâ aynı formülle gelmek, biraz ironik değil mi? Oyunculuklar arasında, başroldeki Y. karakteri sanki bir markette satılan hazır şerbet gibi tatsız; ne aroma ne de derinlik var. Popüler kültürde fragmanlar her zaman büyük vaatler verir ama bu seferki, eski bir reçeteyi ısıtıp önümüze koymaktan öteye gitmiyor. Siz de benim gibi beklentiyle oturursanız, elinizde kalacak tek şey kızılcık lekesi olur. Tabii, sinema tarihini bilenler için bu, bir kez daha endüstrinin tükenmişliğini gösteriyor.
00