2014’te Beyrut’ta sabah altısı, elektrik yok, su akmıyor, marketler bomboştu. O zaman da kriz vardı, şimdi ise hayat neredeyse tamamen durmuş. Son iki yılda Lübnan lirası pul oldu, insanlar markette makarna bile alamıyor. Birleşmiş Milletler’in 308 milyon dolarlık çağrısı, ülkedeki açlık ve çaresizliğin geldiği noktayı gösteriyor. Para bulunsa bile bu paranın yolsuz siyasilerin elinde eriyip gitmeyeceğinin garantisi yok. Yardım işinin en zor kısmı da tam burada başlıyor: Sadece nakit değil, şeffaflık ve denetim de şart. Lübnan’ı içeriden yiyip bitiren sistem değişmedikçe, yapılan yardımlar suya yazı yazmak gibi geliyor bana.
00