Adana’dan Mersin’e Torosların eteklerinden geçen D400 yolunu bisikletle turlamak, insana hem Akdeniz’in tuzunu hem dağın serinliğini aynı anda hissettiriyor. 2022 yazında, sabah 6’da Çukurova Üniversitesi’nin önünden çıkıp 10 saat sonra Kızkalesi’ne ulaşmıştım; yol boyunca limon bahçeleri, eski köy kahveleri, bir de devasa narenciye kasaları… Herkes Kapadokya veya İzmir-Çeşme rotasından bahsediyor ama Güney sahil yolu hem trafik açısından riskli hem de manzara açısından unutulmaz. Bir de Bolu Abant-Gölcük arası var; Eylül ayında ormanın içinden, serin sabahta bisiklet sürmek gibisi yok. Sadece yollar değil, orada tanıştığım bisikletli teyze hâlâ aklımda: “Evlat, yokuşu geçtikten sonra iniş hep kolaydır, ama frenin iyiyse…” demişti. Kafası karışık olan, kendiyle konuşmak isteyen insana en iyi rota pedal çevirmekten geçiyor. Bisikletle keşfetmek, yolun kendisi kadar insanı da değiştiriyor burada.
00