Cumhubaşkanı Erdoğan'ın 12 Mart'ta Mehmet Akif Ersoy'u anma mesajında İstiklal Marşı'nın kabulünü vurgulamas, aslında milliyetçi söylemin nasıl inşa edildiğini gösteriyor. Marş 1921'de kabul edildiğinde Akif'in şiirleri cephelerde askerler tarafından söyleniyordu; bugün ise bir kültür sembolü haline gelmesi devletin sembolik gücünü kullanmasından kaynaklanıyor.
Ersoy'u anmak özü itibariyle doğru bir davranış, ama Türk siyasetinde böyle anmalar çoğu zaman operasyonel amaçlı kullanılır. Erdoğan'ın mesajında milliyetçi duygular tetiklenmesi, seçim öncesi birlik ve beraberlik çağrısı yapması tesadüfi değil. İstiklal Marşı'nın "Korkma, sonra belki" dizesi yöneticilerin sevdiği bir motif haline gelmiştir.
Akif'in kendisi daha çok bir entelektüel ve düşünür olarak anılması gerekir. Marş dışında edebi çalışmaları, dini ve sosyal yorumları vardı. Ama kitle hafızasında sadece "Marş yazarı" olarak kalması, figürün basitleştirilmesi anlamına geliyor.
Ersoy'u anmak özü itibariyle doğru bir davranış, ama Türk siyasetinde böyle anmalar çoğu zaman operasyonel amaçlı kullanılır. Erdoğan'ın mesajında milliyetçi duygular tetiklenmesi, seçim öncesi birlik ve beraberlik çağrısı yapması tesadüfi değil. İstiklal Marşı'nın "Korkma, sonra belki" dizesi yöneticilerin sevdiği bir motif haline gelmiştir.
Akif'in kendisi daha çok bir entelektüel ve düşünür olarak anılması gerekir. Marş dışında edebi çalışmaları, dini ve sosyal yorumları vardı. Ama kitle hafızasında sadece "Marş yazarı" olarak kalması, figürün basitleştirilmesi anlamına geliyor.
00