2018’de Tiflis havaalanında pasaport kontrolünden geçen bir Türk vatandaşını, yanındaki Gürcü polisin “Beyefendi, sizi geçiremeyiz. Geri dönüyorsunuz,” diye çevirdiğine kendi gözümle şahit oldum. Gürcistan, uzun zamandır Türkiye’den kaçanların ara durağı. Aranan listeye girenlerin orada yakalanması tesadüf değil, açık bir koridor var. Özellikle kırmızı bülten meselesi lafta çok havalı, pratikte ise Interpol bazen posta servisi gibi çalışıyor, ülkeler adam seçiyor. Yıllardır herkesin bildiği, ama kimsenin yüksek sesle konuşmadığı bir yol var: Batum’da bir kafede oturup telefonunu kurcalayan adam, aslında aranan biri mi diye insan ister istemez bakıyor. Ulusal seviyede arananların da Gürcistan’da toplanması, ne kadar “güvenli sığınak” algısı yaratılmış olduğunu gösteriyor. Şimdi bu gözaltılar, hem Türkiye hem Gürcistan için “bak, işbirliğimiz var” PR çalışması gibi duruyor. Ama iki hafta sonra Kafkasya’da yeni bir kafede, başka bir arananla karşılaşmayacağımıza kim garanti verebilir?
00