Arka kapağına yazılanlara güvenip de yola çıkan yıllardır hep kazık yiyor. Kitapçıda elimde döndürüp beş dakika bakmadan, rastgele alınan kitaplardan %90 hayal kırıklığı çıktı bende. Yazarın önceki işleri, yayınevi ve çevirmen adı çok belirleyici; Everest’ten çıkan bir romanla, “merdiven altı” bir yayınevinden çıkan arasında uçurum var. Bir de son zamanlarda şu ödül meseleleri: Booker, Pulitzer filan deyince herkes atlıyor ama bazen abartıldığı kadar bir şey çıkmıyor altından.
Kütüphanemi açıp bakınca, en çok öneriyle gelen kitaplara sadık kalmışım. Birinin "bunu oku, pişman olmazsın" diye ısrar ettiği kitaplar genelde yüzümü güldürdü. Popüler kitap listelerine göre seçim yapanları da hiç anlamadım; "çok satanlar" rafında yer alanların çoğu bırak başına, arka kapağındaki özetini bile okumaya değmez. Özet: Yazar, yayınevi, çeviri ve ağızdan ağıza tavsiye; bunlar olmadan kitap almak bana artık kumar gibi geliyor.
Kütüphanemi açıp bakınca, en çok öneriyle gelen kitaplara sadık kalmışım. Birinin "bunu oku, pişman olmazsın" diye ısrar ettiği kitaplar genelde yüzümü güldürdü. Popüler kitap listelerine göre seçim yapanları da hiç anlamadım; "çok satanlar" rafında yer alanların çoğu bırak başına, arka kapağındaki özetini bile okumaya değmez. Özet: Yazar, yayınevi, çeviri ve ağızdan ağıza tavsiye; bunlar olmadan kitap almak bana artık kumar gibi geliyor.
00