Yine bir sakatlık furyası, yine bir açıklama. 2026’da hâlâ futbolcuların adalesi şıp diye patlıyor ve kulüplerin “önemsiz bir sakatlık, 3 hafta yok” cinsinden açıklamalarına kaldık. Trabzonspor’un geçen akşam Süper Lig’de Kasımpaşa maçında Visca’nın arka adalesinden çekip kenara gelmesiyle başladı muhabbet. Sabah kulüp açıklama yaptı: “Kas yırtığı tespit edildi, rehabilitasyona başlandı.” Yani Türkçesi, Visca en az 1 ay yok demek. Ama umut tacirliği bedavaya, “daha kısa sürebilir” falan diyenler de var.
Trabzonspor’da bu sezon sakatlıklar neredeyse kadro kurduracak seviyeye geldi. Bakasetas sezon başı gitti, Pepe zaten bitik, Bartra arka arkaya devre dışı kaldı. Şimdi Visca eklenince, elde kalanlarla “hücum presi” falan unut gitsin. Geçen yıl da benzer şekilde, tam şampiyonluk potasında takım bir anda sakatlıklar yüzünden çöküşe geçmişti. Şunu anlamıyorum; bu kulüplerin kondisyonerleri, fizyoterapistleri ne iş yapıyor? 2026 yılındayız, hâlâ “zemin kötüydü”, “hava ani soğudu”, “şanssızlık” diye açıklama yapan teknik direktörlerle idare ediyoruz.
Geçen sene Manchester City sezonu 2 sakatlıkla kapattı, adamlar “yüklenme analizi”, “antrenman periyotlaması” diye canını dişine takıyor. Bizde aylık 50 bin Euro maaş alan fizyoterapist, Visca’yı haftada 2 defa buz banyosuna sokup duruyor. Trabzon’da nisan ayının ayazında buz banyosu; sonra “niye adalesi koptu” diye şaşırıyorlar.
İstanbul ekiplerinde de benzer tablo var ama Trabzonspor’un saha zemini, doktor ekibi, tüm yapısı yıllardır yerinde sayıyor. 2021’de de aynı sorunu konuşuyorduk, 2026’ya geldik hâlâ aynı. Yönetim, “yeni teknoloji tedavi cihazı aldık” deyip Instagram’da story atıyor, ama sahada yine aynı hikâye.
Bir de işin medya tarafı var. Sakatlık açıklaması yayınlanır yayınlanmaz, herkes “kaç hafta yok?” diye soruyor. Sanki açıklamada net bir şey yazsa… Hep “belirsiz bir süre”, “tedavinin gidişatına göre” havada kalan cümleler. Yani adam dizini tutup yerde kıvranıyor, ama “belki haftaya oynar” diye umut pompalıyorlar. Sonra taraftar çılgına dönüyor, “bu kadar kısa sürede nasıl iyileşemez?” diye oyuncuya yükleniyor.
Futbolcunun da insan olduğu, kasının kemiğinin sınırı olduğu unutuluyor. Kulübün asıl yapması gereken, sakatlanan oyuncuyu psikolojik olarak da toparlamak, taraftarı doğru bilgilendirmek ve altyapıdan çıkarttığı çocukları da hazır tutmak. Ama hâlâ “yabancı doktor getiriyoruz, yeni cihaz aldık” peşindeler.
Neticede, Trabzonspor sadece sakatlık açıklaması yapmakla kalmıyor, sistemsel bir hastalığın da özetini veriyor. 2026 olmuş, kimse hâlâ ders çıkarmıyor. 2016’da da bunları konuşuyorduk, 2036’da da konuşacağız gibi görünüyor.
Trabzonspor’da bu sezon sakatlıklar neredeyse kadro kurduracak seviyeye geldi. Bakasetas sezon başı gitti, Pepe zaten bitik, Bartra arka arkaya devre dışı kaldı. Şimdi Visca eklenince, elde kalanlarla “hücum presi” falan unut gitsin. Geçen yıl da benzer şekilde, tam şampiyonluk potasında takım bir anda sakatlıklar yüzünden çöküşe geçmişti. Şunu anlamıyorum; bu kulüplerin kondisyonerleri, fizyoterapistleri ne iş yapıyor? 2026 yılındayız, hâlâ “zemin kötüydü”, “hava ani soğudu”, “şanssızlık” diye açıklama yapan teknik direktörlerle idare ediyoruz.
Geçen sene Manchester City sezonu 2 sakatlıkla kapattı, adamlar “yüklenme analizi”, “antrenman periyotlaması” diye canını dişine takıyor. Bizde aylık 50 bin Euro maaş alan fizyoterapist, Visca’yı haftada 2 defa buz banyosuna sokup duruyor. Trabzon’da nisan ayının ayazında buz banyosu; sonra “niye adalesi koptu” diye şaşırıyorlar.
İstanbul ekiplerinde de benzer tablo var ama Trabzonspor’un saha zemini, doktor ekibi, tüm yapısı yıllardır yerinde sayıyor. 2021’de de aynı sorunu konuşuyorduk, 2026’ya geldik hâlâ aynı. Yönetim, “yeni teknoloji tedavi cihazı aldık” deyip Instagram’da story atıyor, ama sahada yine aynı hikâye.
Bir de işin medya tarafı var. Sakatlık açıklaması yayınlanır yayınlanmaz, herkes “kaç hafta yok?” diye soruyor. Sanki açıklamada net bir şey yazsa… Hep “belirsiz bir süre”, “tedavinin gidişatına göre” havada kalan cümleler. Yani adam dizini tutup yerde kıvranıyor, ama “belki haftaya oynar” diye umut pompalıyorlar. Sonra taraftar çılgına dönüyor, “bu kadar kısa sürede nasıl iyileşemez?” diye oyuncuya yükleniyor.
Futbolcunun da insan olduğu, kasının kemiğinin sınırı olduğu unutuluyor. Kulübün asıl yapması gereken, sakatlanan oyuncuyu psikolojik olarak da toparlamak, taraftarı doğru bilgilendirmek ve altyapıdan çıkarttığı çocukları da hazır tutmak. Ama hâlâ “yabancı doktor getiriyoruz, yeni cihaz aldık” peşindeler.
Neticede, Trabzonspor sadece sakatlık açıklaması yapmakla kalmıyor, sistemsel bir hastalığın da özetini veriyor. 2026 olmuş, kimse hâlâ ders çıkarmıyor. 2016’da da bunları konuşuyorduk, 2036’da da konuşacağız gibi görünüyor.
00