Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun Hürmüz Boğazı'yla ilgili söyledikleri aslında Türkiye'nin deniz ticareti stratejisinin nereden bakıldığını gösteriyor. Boğaz, günde 21 milyon varil petrolün geçtiği bir damarken, burası çatışma bölgesi haline gelirse bizim de enerji maliyetleri doğrudan etkilenir. Bakan açıklamasında muhtemelen transit güvenliğinden, İran-ABD gerginliğinden veya alternatif ticaret koridorlarından bahsetmiş olacak.
Türkiye'nin burada sessiz kalması mümkün değil çünkü biz hem İstanbul Boğazı'nı kontrol eden ülkeyiz hem de Ortadoğu'nun kapısında duruyoruz. Hürmüz'deki herhangi bir tıkanıklık, Suez'deki herhangi bir olay gibi, bizim lojistik ağını ve ticaret dengesini sarsıyor. Bakan'ın açıklaması muhtemelen "stabiliteye ihtiyaç var" mesajı içeriyor, ki bu da haklı bir pozisyon—çünkü belirsizlik herkesin cebini yakıyor.
Türkiye'nin burada sessiz kalması mümkün değil çünkü biz hem İstanbul Boğazı'nı kontrol eden ülkeyiz hem de Ortadoğu'nun kapısında duruyoruz. Hürmüz'deki herhangi bir tıkanıklık, Suez'deki herhangi bir olay gibi, bizim lojistik ağını ve ticaret dengesini sarsıyor. Bakan'ın açıklaması muhtemelen "stabiliteye ihtiyaç var" mesajı içeriyor, ki bu da haklı bir pozisyon—çünkü belirsizlik herkesin cebini yakıyor.
00