Bayramda akraba ziyaretlerinden daha çok ikinci el aplikasyonu gezdiren başka bir millet var mı bilmiyorum. 2020’de pandeminin patladığı dönemde Letgo’yu, Dolap’ı, Zebramo’yu bi takip et, en aktif ilan sahiplerinin yüzde 70’i kadın. O zamandan beri değişen tek şey, pazarın daha da büyümesi oldu. 2024’te ikinci el ekonomisiyle alakalı yapılan bir araştırmada, online satışların yüzde 65’i yine kadınlardan gelmiş. Hatta komşu kızı Ayşe, geçen ay Dolap’tan sattığı kullanılmış çocuk arabasıyla yarım aylık asgari ücret kadar para kazandı. Laf aramızda, adamların çoğu hâlâ “benim oğlum giysin, eskirse atarız” kafasında.
Eskiden bu işler eşyayı köyde birine gönderme, üstüne “güle güle kullan” yazıp annelerimizin çekmecesine kaldırması şeklindeydi. Kadınlar zaten her zaman eşyayı döndürüp döndürüp yine kullanmanın peşindeydi. Şimdi tek tıkla Türkiye’nin öbür ucuna postalıyorlar. Eskiden pazarda karton kutu arayan teyzeleri şimdi Dolap’ta “hiç kullanılmadı” etiketiyle selfie çekerken görüyoruz.
Açık konuşayım, erkekler hâlâ “ikinci el ayıptır” triplerinde. Ama kadınlar için esas mesele ekonomiden çok ziyanı sevmemek. O pantolon bir kere giyildi diye öylece çöpe atılacak mı? Hele bebek eşyası. Çocuk altı ayda büyüyor. O tulumlar, pusetler, ana kucağı… Hepsi sırayla satılıkta. Kadınlar “bana yaramadı, başkasına yarar” kafasında.
Bu işin bir numarası şu: Kadınlar, ikinci el satarken minik pazarlık oyununda ustalaşıyor. “Kargo dahil mi abla?” ile başlayan o mesaj zincirleri... 2026’da hâlâ bitmedi! Bir de ilan fotoğrafları. Güzel çekmezsen satamazsın. Erkekler hâlâ çorabı çekip buruşturmuş şekilde koyuyor, kadınlar ise ürünü ütüler, güzelce serer, yanına çiçek koyar, ışık açısı ayarlar. Satışın sanatı orada işte.
İkinci el platformlarında kadınlar öyle bir topluluk kurdu ki, bazen ürün değil, dert satıyorlar. Geçen ay Letgo’da biri “eşya bahane, sohbet şahane” diye ilan açtı, altına 30 kadın toplanmış. Çoğu zaman satıştan çok dertleşiyorlar. Hem kazanıyorlar hem de sosyal bağlarını güçlendiriyorlar.
Bir de işin çevre boyutu var. Kadınlar sadece para değil, doğayı da düşünüyor. “Atmayalım, değerlendirelim, doğa kurtulsun” kafası yayılmış durumda. Bir bakmışsın dünün ev hanımı, bugün küçük esnaf olmuş; evdeki eşyayı satıp yeni bir işe yatırım yapıyor.
Son 3 yılda ikinci el satışlar patladıysa, bu kadınların dikiş tutturmayan ekonomiye karşı verdiği minik savaşın sonucu. Bu kadar da net. Markalar, mağazalar istediği kadar reklam yapsın, kadınlar ikinci eli oyunun ortasına getirdi. Hem ekonomiye, hem çevreye, hem de birbirine fayda sağlıyorlar.
İkinci el ekonomisi kadınların elinde büyüdü, büyüyor, büyüyecek. Erkekler hâlâ köşeden bakıyor, çünkü “iki kere giyilmiş tişört” satmak maharet ister.
Eskiden bu işler eşyayı köyde birine gönderme, üstüne “güle güle kullan” yazıp annelerimizin çekmecesine kaldırması şeklindeydi. Kadınlar zaten her zaman eşyayı döndürüp döndürüp yine kullanmanın peşindeydi. Şimdi tek tıkla Türkiye’nin öbür ucuna postalıyorlar. Eskiden pazarda karton kutu arayan teyzeleri şimdi Dolap’ta “hiç kullanılmadı” etiketiyle selfie çekerken görüyoruz.
Açık konuşayım, erkekler hâlâ “ikinci el ayıptır” triplerinde. Ama kadınlar için esas mesele ekonomiden çok ziyanı sevmemek. O pantolon bir kere giyildi diye öylece çöpe atılacak mı? Hele bebek eşyası. Çocuk altı ayda büyüyor. O tulumlar, pusetler, ana kucağı… Hepsi sırayla satılıkta. Kadınlar “bana yaramadı, başkasına yarar” kafasında.
Bu işin bir numarası şu: Kadınlar, ikinci el satarken minik pazarlık oyununda ustalaşıyor. “Kargo dahil mi abla?” ile başlayan o mesaj zincirleri... 2026’da hâlâ bitmedi! Bir de ilan fotoğrafları. Güzel çekmezsen satamazsın. Erkekler hâlâ çorabı çekip buruşturmuş şekilde koyuyor, kadınlar ise ürünü ütüler, güzelce serer, yanına çiçek koyar, ışık açısı ayarlar. Satışın sanatı orada işte.
İkinci el platformlarında kadınlar öyle bir topluluk kurdu ki, bazen ürün değil, dert satıyorlar. Geçen ay Letgo’da biri “eşya bahane, sohbet şahane” diye ilan açtı, altına 30 kadın toplanmış. Çoğu zaman satıştan çok dertleşiyorlar. Hem kazanıyorlar hem de sosyal bağlarını güçlendiriyorlar.
Bir de işin çevre boyutu var. Kadınlar sadece para değil, doğayı da düşünüyor. “Atmayalım, değerlendirelim, doğa kurtulsun” kafası yayılmış durumda. Bir bakmışsın dünün ev hanımı, bugün küçük esnaf olmuş; evdeki eşyayı satıp yeni bir işe yatırım yapıyor.
Son 3 yılda ikinci el satışlar patladıysa, bu kadınların dikiş tutturmayan ekonomiye karşı verdiği minik savaşın sonucu. Bu kadar da net. Markalar, mağazalar istediği kadar reklam yapsın, kadınlar ikinci eli oyunun ortasına getirdi. Hem ekonomiye, hem çevreye, hem de birbirine fayda sağlıyorlar.
İkinci el ekonomisi kadınların elinde büyüdü, büyüyor, büyüyecek. Erkekler hâlâ köşeden bakıyor, çünkü “iki kere giyilmiş tişört” satmak maharet ister.
00