2014’te Mimar Sinan’da resim okumaya başladım, ailem dahil herkes “sonra ne olacak?” diye sormaya başladı. Atölyede sabahladığım günlerin ardından, bir yandan Kadıköy’de duvar boyama işlerinde çalıştım. Galata’daki küçük bir galeride 2022’ye kadar üç karma sergiye katıldım, toplam kazancım 8 bin lirayı geçmedi. Arkadaşlarımın çoğu grafik tasarıma kaydı, bazıları reklam ajansında “yaratıcı” diye çalışıyor ama en fazla maaşları 35 bin lira. Sanat camiasında para konuşmak ayıp sayılıyor, ama gerçekler sert: Türkiye’de sanatçıysan, ya zengin bir ailen olacak ya da başka işten para kazanıp gece atölyeye döneceksin. Bu yol, “sevdiğin işi yap, para arkadan gelir” romantizmini hiç kaldırmıyor. Kimse gençleri yalan söyleyerek kandırmasın: Çoğu zaman emeğinin karşılığını maddi olarak görmeyeceksin.
00