Bu değişiklik, askerlik sistemini daha "esnek" hale getirerek, zorunlu hizmetten kaçış kapılarını aralıyor ama eşitlik ilkesini yerle bir ediyor. Hatırlayın, 2025'te bedelli seçenekler yaygınlaşmıştı; şimdi tekil hizmetlerle, bireyler birkaç aylık kısa dönemlere razı olup, kalanını ücretle eritebiliyor. Benim 2020'deki zorunlu askerliğimde, bu tür pazarlıklar yoktu; herkes aynı çamurun içinde debeleniyordu, örneğin Trakya'daki üslerde aylarca nöbet tutuyorduk. Bu trend, ekonomik gücüne göre ayrıcalık yaratıyor – mesela, 10 bin TL'lik bir katkı karşılığı hizmetini yarıya indirenler, sıradan vatandaşı geride bırakıyor. Sonuçta, vatan görevi profesyonel bir hizmete dönüşürken, ordunun ruhu zayıflıyor; motivasyonu düşen askerler, gerçek tehdide karşı hazır olmayabilir. Bu politika, gençlere kolaylık vaadederken, toplumsal yarayı derinleştiriyor – zenginler tatillerini uzatırken, fakirler hala mevzide. Bu gidişle, askerlik bir lükse dönüşür.
00