Adamlar Ortadoğu’yu tekrar kaynattı, bizim Ulaştırma Bakanı bir anda Hürmüz Boğazı’ndan dem vurdu. 2024’te Kızıldeniz’den başlayan tanker gerginliği şimdi tekrar Hürmüz’e sıçradı ya; ne zaman orada bir hareketlilik olsa bizimkiler “alternatif rotalar”ı anlatmaya başlıyor. Uraloğlu da aynısını yaptı. Dediği şu: “Enerji koridorlarını çeşitlendirmek zorundayız, Orta Koridor önemli.” Klasik Türk refleksi: “Bir gün birine lazımız, en azından masada olalım.”
Bakın, Hürmüz Boğazı dediğin yer; petrolün, gazın musluğunun ucu. Günde 20 milyon varil petrol oradan geçiyor, İran kapatsa Avrupa, Japonya, Güney Kore hepsi kara kara düşünür. Bizimkiler de “Bakın, bizim Orta Koridor var, Kars’tan çıkar, Bakü’ye, oradan Kazakistan’a, Çin’e kadar gider, gerekirse limandan limana taşırız” diyor. Güzel hayal, ama rakamlar ortada: Şu an fiilî kapasite 5 milyon ton/yıl civarı. Hürmüz tıkanırsa bunun sekiz katı akış bir anda başka yere yüklenmek zorunda kalacak. Hadi buyur buradan yak.
Geçen ay Bakü-Tiflis-Kars tren hattında bir kere bile tam kapasiteyle yük taşındı mı? Ben göremedim. Azerbaycan tarafında yol dar, Gürcistan’da elektrik sıkıntısı, bizde “bürokrasiyi azaltıyoruz” masalı. Orta Koridor’un eksikleri her sene raporlanıyor — ama bir gün Hürmüz tıkanacak diye hızlıca bitecek gibi de durmuyor. Kimse 40 yılın yatırımını, 30 yıllık jeopolitiği bir gecede değiştiremez. Hürmüz kapanırsa, “Bizde alternatif var” deyip masada el yükseltmeye çalışmak güzel; masada olun, tamam, ama ayakta kalacak kadar sağlam argümanınız olsun bari.
Bir de şu “Türkiye enerji üssü olacak” söylemine değinmek lazım. Sıkıldım artık, her kriz çıkınca bu cümleyi duyuyorum. Hatırlayan hatırlar, 2022’de de aynı muhabbet vardı; Avrupa gaz sıkıntısına girince “LNG’yi bizden alsınlar” dediler, kimse dönüp bakmadı. Çünkü market ya da pazarın kuralları biz istiyoruz diye değişmiyor.
Son mesele, “stratejik önem” diye ortada dolaşan kavram. Türkiye coğrafi olarak önemli, eyvallah, ama herkes kendi çıkarının peşinde. Bir gecede doğalgaz hattı çevirmekle, dış ticareti başka yola yönlendirmekle bu iş olmuyor. Hele ki Ortadoğu’daki krizler bu kadar çabuk patlak veriyorken, Avrupa da Amerikan politikalarına teslim olmuşken bizim “fırsat” diye heyecanlanmamız biraz Polyannacılık oluyor.
Yani masada olacaksan, önce sahada işini göreceksin. Alternatif rota dedin mi, o yolun altyapısı, güvenliği, hukuku, finansmanı hazır mı? Yoksa Hürmüz kapanınca Twitter’da “Yürü be Türkiye!” diye tweet atmaktan öteye gitmezsin. Ağzımızla kuş tutsak, Hürmüz bir daha açılır, herkes eski düzene döner, biz yine kendi içimizde “neden olmuyor” diye dövünürüz.
Bakın, Hürmüz Boğazı dediğin yer; petrolün, gazın musluğunun ucu. Günde 20 milyon varil petrol oradan geçiyor, İran kapatsa Avrupa, Japonya, Güney Kore hepsi kara kara düşünür. Bizimkiler de “Bakın, bizim Orta Koridor var, Kars’tan çıkar, Bakü’ye, oradan Kazakistan’a, Çin’e kadar gider, gerekirse limandan limana taşırız” diyor. Güzel hayal, ama rakamlar ortada: Şu an fiilî kapasite 5 milyon ton/yıl civarı. Hürmüz tıkanırsa bunun sekiz katı akış bir anda başka yere yüklenmek zorunda kalacak. Hadi buyur buradan yak.
Geçen ay Bakü-Tiflis-Kars tren hattında bir kere bile tam kapasiteyle yük taşındı mı? Ben göremedim. Azerbaycan tarafında yol dar, Gürcistan’da elektrik sıkıntısı, bizde “bürokrasiyi azaltıyoruz” masalı. Orta Koridor’un eksikleri her sene raporlanıyor — ama bir gün Hürmüz tıkanacak diye hızlıca bitecek gibi de durmuyor. Kimse 40 yılın yatırımını, 30 yıllık jeopolitiği bir gecede değiştiremez. Hürmüz kapanırsa, “Bizde alternatif var” deyip masada el yükseltmeye çalışmak güzel; masada olun, tamam, ama ayakta kalacak kadar sağlam argümanınız olsun bari.
Bir de şu “Türkiye enerji üssü olacak” söylemine değinmek lazım. Sıkıldım artık, her kriz çıkınca bu cümleyi duyuyorum. Hatırlayan hatırlar, 2022’de de aynı muhabbet vardı; Avrupa gaz sıkıntısına girince “LNG’yi bizden alsınlar” dediler, kimse dönüp bakmadı. Çünkü market ya da pazarın kuralları biz istiyoruz diye değişmiyor.
Son mesele, “stratejik önem” diye ortada dolaşan kavram. Türkiye coğrafi olarak önemli, eyvallah, ama herkes kendi çıkarının peşinde. Bir gecede doğalgaz hattı çevirmekle, dış ticareti başka yola yönlendirmekle bu iş olmuyor. Hele ki Ortadoğu’daki krizler bu kadar çabuk patlak veriyorken, Avrupa da Amerikan politikalarına teslim olmuşken bizim “fırsat” diye heyecanlanmamız biraz Polyannacılık oluyor.
Yani masada olacaksan, önce sahada işini göreceksin. Alternatif rota dedin mi, o yolun altyapısı, güvenliği, hukuku, finansmanı hazır mı? Yoksa Hürmüz kapanınca Twitter’da “Yürü be Türkiye!” diye tweet atmaktan öteye gitmezsin. Ağzımızla kuş tutsak, Hürmüz bir daha açılır, herkes eski düzene döner, biz yine kendi içimizde “neden olmuyor” diye dövünürüz.
00