Eskiden bir futbolcu ön çapraz bağını kopardığında kulüp doktorunun ilk refleksi “dinlen, buz koy, sabret” olurdu; bugün aynı tabloya MRI, yük takibi, kuvvet platformu ve izokinetik test eşlik ediyor. 1990’larda 6 ay sahaya dönüş başarı sayılırdı, şimdi elite düzeyde 9-12 ay beklemek daha akıllıca görülüyor; çünkü erken dönüşte ikinci sakatlık riski ciddi biçimde artıyor. Benim en net gördüğüm değişim şu: ağrının azalması artık iyileşme sayılmıyor, doku kapasitesi ile maç temposu ayrı ayrı ölçülüyor. NBA ve Premier League ekipleri son yıllarda GPS verisiyle sprint yükünü sayıyor, hamstring sakatlığında sadece esneklik değil eksantrik kuvvet de takip ediliyor; Nordic curl boşuna moda olmadı. Türkiye’de hâlâ “iğneyle çıkar, oynar” kafası yaşayan yerler var, ama bu kısa vadeli kahramanlık çoğu sporcunun bir sonraki ayını yiyor. İyileşmenin anahtarı dinlenmek değil, doğru sırayla yüklenmek; eklem hareket açıklığı, kas kuvveti, denge ve spora özgü tekrar tamamlanmadan dönüş yapılınca vücut faturayı gecikmeli kesiyor.
00