İlk borsaya girdiğimde 2020’nin başıydı, toplam 15 bin liram vardı. O zamanlar risk yönetimi falan bilmezdim, hisseyi ucuz buldum mu dalardım. Sonra bir gün, pandemi patladı, BIST çöktü, portföyün üçte biri bir haftada eridi. Orada kafama dank etti: Yatırım işi duyguyla değil, kuralla yürüyor.
Şunu net öğrendim: Tüm parayı tek bir hisseye, tek bir varlığa yüklemek intihar. Ne alırsan al, dağıtacaksın. Şu an portföyümün yarısı temettü veren hisselerde, %20’si Eurobond’da, %15’i altında, %15’i de dolar ve euroda. Olası bir kriz ya da hükümet saçmalığı anında hepsinin birden batması zor. Mesela 2023 Ekim’de dolar yükselirken hisse tarafı patladı ama altın ve döviz ayakta tuttu.
Bir de stop-loss kavramı var; zarar kesme. Benim kuralım, bir pozisyonda %10’dan fazla zarar gördüysem, duygularımı bırakıp anında satıyorum. “Belki döner” beklentisiyle girip daha beter batmak istemem. Bunu özellikle küçük yatırımcılar anlamıyor, “beklersem düzelir” diyor, ama bazen o beklenen şey gelmiyor. 2021’de Aselsan aldım, %12 düştü, satmadım, altı ay boyunca toparlamadı, param altı ay orada çürüdü.
Bir sürü insan “uzun vadeli yatırımcıyım” diye kendi kendini kandırıyor. Uzun vadeliysen de, her yıl sektör değişikliklerini, şirket bilançolarını, genel ekonomik durumu kontrol edeceksin. Körü körüne beklemek yerine, yılda bir defa portföyü elden geçirmek şart. Mesela geçen sene bankacılık hisseleri uçtu, şimdi aynı performansı göstermez diye azaltıp başka sektörlere geçtim.
Kaldıraçlı işlemlerle (VİOP, Forex) oynamak zaten kumar masasına oturmak gibi. 2022’de Forex’e 2000 dolar attım, üç gün içinde %50’si gitti. Ne kadar kitap okursan oku, kaldıraç, acemiye göre değil, öyle bir risk ki, gözünün önünde para buhar oluyor. Oradan öğrendim ki, anlamadığın ürüne bulaşmayacaksın.
Kendine mutlaka yazılı bir yatırım politikası belirle. Mesela ben aylık gelirimin %20’sini yatırım için ayırıyorum. Paraya ihtiyacım olsa bile portföyden elimi çekmemeye çalışıyorum. Çünkü panik anında yapılan satışlar genelde zarar yazıyor.
Kısacası, risk yönetimi dediğin, kaybetmeyi baştan kabul edip, önlemini almak. Biraz matematik, biraz psikoloji ve bolca disiplin işi. Kazanmak kadar kaybetmeyi de bilmek gerekiyor; yoksa market seni bir hamlede harcar, sonra ağlarsın.
Şunu net öğrendim: Tüm parayı tek bir hisseye, tek bir varlığa yüklemek intihar. Ne alırsan al, dağıtacaksın. Şu an portföyümün yarısı temettü veren hisselerde, %20’si Eurobond’da, %15’i altında, %15’i de dolar ve euroda. Olası bir kriz ya da hükümet saçmalığı anında hepsinin birden batması zor. Mesela 2023 Ekim’de dolar yükselirken hisse tarafı patladı ama altın ve döviz ayakta tuttu.
Bir de stop-loss kavramı var; zarar kesme. Benim kuralım, bir pozisyonda %10’dan fazla zarar gördüysem, duygularımı bırakıp anında satıyorum. “Belki döner” beklentisiyle girip daha beter batmak istemem. Bunu özellikle küçük yatırımcılar anlamıyor, “beklersem düzelir” diyor, ama bazen o beklenen şey gelmiyor. 2021’de Aselsan aldım, %12 düştü, satmadım, altı ay boyunca toparlamadı, param altı ay orada çürüdü.
Bir sürü insan “uzun vadeli yatırımcıyım” diye kendi kendini kandırıyor. Uzun vadeliysen de, her yıl sektör değişikliklerini, şirket bilançolarını, genel ekonomik durumu kontrol edeceksin. Körü körüne beklemek yerine, yılda bir defa portföyü elden geçirmek şart. Mesela geçen sene bankacılık hisseleri uçtu, şimdi aynı performansı göstermez diye azaltıp başka sektörlere geçtim.
Kaldıraçlı işlemlerle (VİOP, Forex) oynamak zaten kumar masasına oturmak gibi. 2022’de Forex’e 2000 dolar attım, üç gün içinde %50’si gitti. Ne kadar kitap okursan oku, kaldıraç, acemiye göre değil, öyle bir risk ki, gözünün önünde para buhar oluyor. Oradan öğrendim ki, anlamadığın ürüne bulaşmayacaksın.
Kendine mutlaka yazılı bir yatırım politikası belirle. Mesela ben aylık gelirimin %20’sini yatırım için ayırıyorum. Paraya ihtiyacım olsa bile portföyden elimi çekmemeye çalışıyorum. Çünkü panik anında yapılan satışlar genelde zarar yazıyor.
Kısacası, risk yönetimi dediğin, kaybetmeyi baştan kabul edip, önlemini almak. Biraz matematik, biraz psikoloji ve bolca disiplin işi. Kazanmak kadar kaybetmeyi de bilmek gerekiyor; yoksa market seni bir hamlede harcar, sonra ağlarsın.
00