2014 yazı, Gaziantep’te üniversiteye hazırlanıyorum, “Bir sene daha çalışsam kesin tıp” gazına geldim. Babamın sesini hâlâ hatırlıyorum, “Oğlum, git gastronomiye, elin yatkın” dedi. Ben inat ettim, dershaneye 4 bin lira, test kitabı, özel ders, ne varsa harcadık. Ertesi sene oldu, yine aynı puan, yine aynı hayal kırıklığı. Bu sefer moral sıfır, mutfaktan da soğudum. Arkadaşlarım o arada Mersin’de turizm okuyup full yaz çalışıyor, ben ise eve kapanmışım, yemek yapmıyorum, tarif denemiyorum. Şimdi her kebap gördüğümde “Ah be baba, haklıydın” diye düşünüyorum. O sene sadece zaman gitmedi, mutfağa olan hevesim de uçtu gitti.
00