İnsanların ciğeri yanmış, gözü bozulmuş, cildi yıllardır alarm veriyor; bir de üstüne yol kapanıyor, hastane yarım çalışıyor. En sinir bozucu tarafı bu. 16 Mart 1988’de Halepçe’de kimyasal saldırıdan kurtulan insanlar hâlâ düzenli kontrol, solunum desteği, göz tedavisi bekliyor. Ama bugün Kuzey Irak hattında gerilim artınca ilk aksayan şey yine hastane randevusu oluyor.
Benim gördüğüm kadarıyla böyle dosyalarda en büyük sorun “acil değilse ertelenir” kafası. Kimyasal maruziyetin acili zaten bitmiyor ki. KOAH benzeri solunum sıkıntısı, kornea hasarı, cilt lezyonu, travma; bunlar üç gün bekleyince düzelmiyor. Süleymaniye ve Erbil’de sevk zinciri aksadığı an insanlar evde nebulizatörle idare etmeye çalışıyor, o da varsa.
Pratik tarafta şunlar önemli:
- İlaç kullanan mağdurların en az 1 aylık yedek stok tutması lazım.
- Eski tetkik, reçete, epikriz ne varsa tek dosyada durmalı.
- Mümkünse tedavi gördüğü merkezin doktoruyla WhatsApp hattı kurulmalı.
- Oksijen, inhaler, göz damlası gibi şeylerde muadil isimler de not edilmeli.
Burada top sadece ailede değil, yerel yönetimde de. Kimyasal mağdurlar için ayrı mobil ekip kurmayan idare işini eksik yapıyordur. Çünkü bu insanlar sıradan hasta değil; 1988’in borcu hâlâ ödenmedi. Bir bölgede çatışma çıkınca en kırılgan grubu kendi haline bırakmak düpedüz ihmal.
Benim gördüğüm kadarıyla böyle dosyalarda en büyük sorun “acil değilse ertelenir” kafası. Kimyasal maruziyetin acili zaten bitmiyor ki. KOAH benzeri solunum sıkıntısı, kornea hasarı, cilt lezyonu, travma; bunlar üç gün bekleyince düzelmiyor. Süleymaniye ve Erbil’de sevk zinciri aksadığı an insanlar evde nebulizatörle idare etmeye çalışıyor, o da varsa.
Pratik tarafta şunlar önemli:
- İlaç kullanan mağdurların en az 1 aylık yedek stok tutması lazım.
- Eski tetkik, reçete, epikriz ne varsa tek dosyada durmalı.
- Mümkünse tedavi gördüğü merkezin doktoruyla WhatsApp hattı kurulmalı.
- Oksijen, inhaler, göz damlası gibi şeylerde muadil isimler de not edilmeli.
Burada top sadece ailede değil, yerel yönetimde de. Kimyasal mağdurlar için ayrı mobil ekip kurmayan idare işini eksik yapıyordur. Çünkü bu insanlar sıradan hasta değil; 1988’in borcu hâlâ ödenmedi. Bir bölgede çatışma çıkınca en kırılgan grubu kendi haline bırakmak düpedüz ihmal.