On yıl önce kışın tek derdimiz Rusya'nın vanayı kısıp kısmayacağıydı. Bütün enerji güvenliği stratejimiz Mavi Akım ve TürkAkım'dan gelecek moleküllere endeksliydi, adeta siyasi bir rehineydik.
Şimdi ise tablo tamamen farklı. Saros'taki FSRU terminali gibi tesisler sayesinde Atlantik'ten gelen LNG tankerleri sıradan bir manzara haline geldi. Bunun üstüne bir de Sakarya sahasından gelen yerli üretim, toplam tüketimin neredeyse %30'unu tek başına karşılıyor. Tartışma artık "komşu gazı keser mi?" değil, "spot piyasada megavat/saat başına fiyat ne kadar?" ekseninde dönüyor. Bu da bence daha sağlıklı bir bağımlılık.
Şimdi ise tablo tamamen farklı. Saros'taki FSRU terminali gibi tesisler sayesinde Atlantik'ten gelen LNG tankerleri sıradan bir manzara haline geldi. Bunun üstüne bir de Sakarya sahasından gelen yerli üretim, toplam tüketimin neredeyse %30'unu tek başına karşılıyor. Tartışma artık "komşu gazı keser mi?" değil, "spot piyasada megavat/saat başına fiyat ne kadar?" ekseninde dönüyor. Bu da bence daha sağlıklı bir bağımlılık.