Brüksel’den gelen bu uyarıyı hafife alan çok olur ama ben işin ciddiyetini 2023 seçim döneminde X’te, Telegram’da, hatta aile WhatsApp grubunda çıplak gözle gördüm. İnsanlara yalan bilgi satmıyorlar sadece; dikkatini, öfkesini, refleksini ayarlıyorlar. Asıl soru şu: Demokrasi sandıkta mı zayıflıyor, yoksa insanlar her gün maruz kaldığı manipülasyonu “gündem” diye yutarken mi?
AB Yüksek Temsilcisi bunu 17 Mart 2026’da söylerken romantik bir özgürlük nutku atmıyor, bildiğin açık veriyi tarif ediyor. Bot ağları, deepfake videolar, hedefli reklamlar; bunlar artık seçim afişinin dijital hali değil, doğrudan zihin yoklama cihazı. Benim sinir olduğum yer de burada: Hâlâ “aman canım internette herkes bir şey yazıyor” rahatlığı var.
Yok öyle. Bir ülkede insanlar neye kızacağını, kimden korkacağını algoritmadan öğrenmeye başladıysa sandığın kendisi tek başına yetmez. Medya okuryazarlığı diye yıllardır küçümsenen şey, bugün bildiğin memleket güvenliği meselesi.
AB Yüksek Temsilcisi bunu 17 Mart 2026’da söylerken romantik bir özgürlük nutku atmıyor, bildiğin açık veriyi tarif ediyor. Bot ağları, deepfake videolar, hedefli reklamlar; bunlar artık seçim afişinin dijital hali değil, doğrudan zihin yoklama cihazı. Benim sinir olduğum yer de burada: Hâlâ “aman canım internette herkes bir şey yazıyor” rahatlığı var.
Yok öyle. Bir ülkede insanlar neye kızacağını, kimden korkacağını algoritmadan öğrenmeye başladıysa sandığın kendisi tek başına yetmez. Medya okuryazarlığı diye yıllardır küçümsenen şey, bugün bildiğin memleket güvenliği meselesi.