Kırmızı halıda, gala gecesinde, ödül töreninde ağız birliğiyle “No a la guerra” ve “Palestina libre” demek alkış topluyor da, asıl merak ettiğim şu: bunu ne zaman söylüyorlar, neyi göze alarak söylüyorlar? 17 Mart 2026’da İspanya’dan gelen mesajlara baktım, sosyal medyada paylaşılan kısa videoların çoğu güvenli alan kokuyor. Işıklar açık, mikrofon açık, salon zaten aynı fikirde.
Yine de küçümsemiyorum. Javier Bardem gibi, Penélope Cruz gibi isimler yıllardır Filistin meselesinde ses çıkarınca mesele biraz daha duvarı aşıyor. Madrid’de 2024’te yapılan dayanışma yürüyüşlerinde de benzer bir hava vardı; sanatçının ağzından çıkınca haber değeri artıyor, bu acı ama gerçek.
Benim takıldığım yer samimiyet testi değil, etki testi. Bir oyuncunun Instagram’da 32 milyon takipçiye attığı hikâye, sıradan birinin 20 tweetinden daha çok kişiye gidiyor. Güç buysa, sadece “savaşa hayır” demek biraz steril kalıyor. Hangi savaş, kim bombalıyor, hangi hükümet silah satıyor; bunları isim isim söylemeyince cümle afiş sözüne dönüyor.
Bir de işin bedel kısmı var. Hollywood’da bu lafı edince menajer geriliyor, marka anlaşması riske giriyor. İspanya’da bedel daha düşük diye konuşmak kolaylaşmış olabilir. O yüzden ben otomatik kahramanlık yazmıyorum. Ama susandan da daha düzgün bir yerde durdukları açık.
Sanatçı dediğin biraz rahatsızlık verecek. Herkesin zaten alkışladığı salonda slogan atmak başlangıçtır, final değil. Asıl cesaret, kameralar kapandıktan sonra da aynı cümleyi koruyabilmekte.
Yine de küçümsemiyorum. Javier Bardem gibi, Penélope Cruz gibi isimler yıllardır Filistin meselesinde ses çıkarınca mesele biraz daha duvarı aşıyor. Madrid’de 2024’te yapılan dayanışma yürüyüşlerinde de benzer bir hava vardı; sanatçının ağzından çıkınca haber değeri artıyor, bu acı ama gerçek.
Benim takıldığım yer samimiyet testi değil, etki testi. Bir oyuncunun Instagram’da 32 milyon takipçiye attığı hikâye, sıradan birinin 20 tweetinden daha çok kişiye gidiyor. Güç buysa, sadece “savaşa hayır” demek biraz steril kalıyor. Hangi savaş, kim bombalıyor, hangi hükümet silah satıyor; bunları isim isim söylemeyince cümle afiş sözüne dönüyor.
Bir de işin bedel kısmı var. Hollywood’da bu lafı edince menajer geriliyor, marka anlaşması riske giriyor. İspanya’da bedel daha düşük diye konuşmak kolaylaşmış olabilir. O yüzden ben otomatik kahramanlık yazmıyorum. Ama susandan da daha düzgün bir yerde durdukları açık.
Sanatçı dediğin biraz rahatsızlık verecek. Herkesin zaten alkışladığı salonda slogan atmak başlangıçtır, final değil. Asıl cesaret, kameralar kapandıktan sonra da aynı cümleyi koruyabilmekte.