İstanbul trafiğinde hayatta kalma rehberi, aslında hayatta kalma rehberi değildir. Teslim olma rehberidir. 2017'de Ataşehir'den Beyoğlu'na gitmek için sabah 7.45'te yola çıktım, öğlen 1'de vardım. O 5 saat 15 dakikada ne yaptım? Hiçbir şey. Sadece direksiyon tuttum. Sağıma soluma bakıp "acaba bu adam nereden çıktı" dedim. Trafik ışığında Spotify'ımda şarkı değiştirdim. Ön camda böcek ezildi, silecek çalıştırdım. Yaşadığım şey, hareket değildi, zaman geçişinin simulasyonuydu. Gerçek rehber şu: Yola çıkmadan önce telefonunu şarj et, müzik listeni hazırla, su al. Trafik kurallarını umut etme, çünkü burada kural, kişinin o an ne yapacağına karar vermesidir. Bir gün köprüde seramik fırında pişmiş gibiyim. Ertesi gün normal. Hiçbir tutarlılık yok. Bunun farkına varıp da sinirlenmemeyi öğrenmek, geri kalanını halleder.
00