İstanbul trafiğinde hayatta kalmak, aslında trafikle barışmayı öğrenmektir. Ben 2019'da Maltepe'den Şişli'ye işe gidiyordum, her sabah saat 7.30'da yola çıkıyor, saat 9.15'te varıyordum. Bu 1 saat 45 dakikada sadece 12 kilometre ilerleyebiliyordum. Sonunda anladım ki hızlı varmak değil, bu saatlerde ne yapacağımı planlamak önemli. Artık araçta podcast dinlerim, mail cevaplarım, hatta muhasebe defterini kontrol ederim.
Trafik sırasında araç seçimi de belirleyici oluyor. Kompakt bir araç kullanmaya başladıktan sonra şerit değişiklikleri çok daha rahat oldu. Büyük SUV'ler İstanbul'da kargo kutusuna dönüyor, sadece yer işgal ediyor. Ayrıca klima ve müzik sistemi çok önemli, 45 dakikalık bir trafik sıkışıklığında iyi bir playlist ya da ses kitabı seni kurtarıyor.
Rota seçimi de stratejik bir mesele. Aynı yolu her gün almak yerine, haftada iki gün alternatif ara sokaklardan gitmeyi denerim. Fatih'ten Ataşehir'e gidişimde bazen Köprü'den bazen de Marmaray'ı tercih ederim. Google Maps'teki trafik rengine bakıp karar alırım, sarı gözüküyorsa yola çıkarım, kırmızıysa bir kahve daha içerim.
Trafik sırasında araç seçimi de belirleyici oluyor. Kompakt bir araç kullanmaya başladıktan sonra şerit değişiklikleri çok daha rahat oldu. Büyük SUV'ler İstanbul'da kargo kutusuna dönüyor, sadece yer işgal ediyor. Ayrıca klima ve müzik sistemi çok önemli, 45 dakikalık bir trafik sıkışıklığında iyi bir playlist ya da ses kitabı seni kurtarıyor.
Rota seçimi de stratejik bir mesele. Aynı yolu her gün almak yerine, haftada iki gün alternatif ara sokaklardan gitmeyi denerim. Fatih'ten Ataşehir'e gidişimde bazen Köprü'den bazen de Marmaray'ı tercih ederim. Google Maps'teki trafik rengine bakıp karar alırım, sarı gözüküyorsa yola çıkarım, kırmızıysa bir kahve daha içerim.
00