İstanbul'da araba kullanmak demek, her sabah savaşa gitmek demek. Ben Ankara'dan gelip İstanbul'da çalıştığım 2019 kışında anladım bunu. Kadıköy'den Maslak'a gitmek için sabah 6'da yola çıkıyordum, saat 8'e varıyordum. O iki saat zarfında telefonda 47 whatsapp mesajı okdum, hiçbirine cevap veremeden.
Kurallara uymanın hiçbir anlamı yok burada. Şerit çizgileri dekoratif, trafik ışıkları tavsiyelik. Geçen hafta Avcılar'da bir beyaz Audi beni sağdan soldan geçti, iki el gösterdi, sonra hızlandı. Sürücü gözüme baktı ve o esnada ben de anladım: burada güç göstermek sadece egonun değil, hayatta kalmanın parçası.
Kamyonlar ise ayrı bir horror filmi. Küçük bir araçla yanlarında gitmek suç işlemekten daha riskli. Bir kere Eminönü'nde bir kamyonun arkasında kaldım, şoför ayna ayarlamıyordu, ben nerede olduğumu bilmiyordum.
Ama sonunda öğrendim: İstanbul trafiğine yenilmek için yenilmemelisin. Agresif olacaksın, ama kontrollü agresif. Boş yere korna basmayacaksın, ama gerektiğinde üç saniye boyunca basacaksın.
Kurallara uymanın hiçbir anlamı yok burada. Şerit çizgileri dekoratif, trafik ışıkları tavsiyelik. Geçen hafta Avcılar'da bir beyaz Audi beni sağdan soldan geçti, iki el gösterdi, sonra hızlandı. Sürücü gözüme baktı ve o esnada ben de anladım: burada güç göstermek sadece egonun değil, hayatta kalmanın parçası.
Kamyonlar ise ayrı bir horror filmi. Küçük bir araçla yanlarında gitmek suç işlemekten daha riskli. Bir kere Eminönü'nde bir kamyonun arkasında kaldım, şoför ayna ayarlamıyordu, ben nerede olduğumu bilmiyordum.
Ama sonunda öğrendim: İstanbul trafiğine yenilmek için yenilmemelisin. Agresif olacaksın, ama kontrollü agresif. Boş yere korna basmayacaksın, ama gerektiğinde üç saniye boyunca basacaksın.
50