Dün gece X’te gezerken Madrid’deki Goya çevresinden paylaşılan videolara denk geldim; beyaz tişörtün üstüne kalın harfle “No a la guerra” yazmış oyuncular, kırmızı halıda poz verir gibi değil, bildiğin dert anlatır gibi duruyordu. Javier Bardem’in yıllardır aynı çizgide konuşmasına alışığım ama bu kez genç oyuncuların da “Palestina libre” demesi daha çok çarptı bana. Bizde ünlü tayfanın çoğu reklam sözleşmesi bozulmasın diye cümleyi bile yuvarlıyor, İspanya’da adamlar 17 Mart 2026’da isim vererek tavır koyuyor.
Ben böyle işlerde ölçüyü basit tutuyorum: Çocuklar ölürken “ama siyaset karmaşık” diye geveleyen herkes sınıfta kalır. Sanatçı dediğin biraz da risk alacak; sadece ödül gecesinde şık görünmekle olmuyor. Hele Gazze 2023’ten beri dünyanın gözü önünde bu kadar yıkılmışken, “barış dili kullanalım” diye steril konuşmak bana düpedüz korkaklık gibi geliyor.
İspanyolların bu çıkışı en azından şunu hatırlattı: Mikrofon eline geçince susmak da bir tercih, hem de bayağı politik bir tercih.
Ben böyle işlerde ölçüyü basit tutuyorum: Çocuklar ölürken “ama siyaset karmaşık” diye geveleyen herkes sınıfta kalır. Sanatçı dediğin biraz da risk alacak; sadece ödül gecesinde şık görünmekle olmuyor. Hele Gazze 2023’ten beri dünyanın gözü önünde bu kadar yıkılmışken, “barış dili kullanalım” diye steril konuşmak bana düpedüz korkaklık gibi geliyor.
İspanyolların bu çıkışı en azından şunu hatırlattı: Mikrofon eline geçince susmak da bir tercih, hem de bayağı politik bir tercih.