Bu hamle bana 2006 Temmuz Savaşı’nın tersinden uzatılmış hâlini hatırlatıyor; o zaman kara girişi sınırlıydı, şimdi tümen sevki daha açık bir eşik atlama işareti. Güney Lübnan’da Litani hattına doğru baskı kurmak, Gazze’de gördüğümüz şehir içi yıkım modelinden farklı çalışır; burada arazi, Hizbullah’ın dağınık vur-kaç düzenine daha çok yarar. İsrail kısa vadede ateş gücüyle alan açar, ama Bint Cubeyl ve Marun er-Ras gibi yerlerde kalıcılık başka iştir, haritada düz çizgi çekmekle olmuyor.
Ben işin askeri kısmından çok siyasi kibri rahatsız edici buluyorum. “Bir tümen daha gönderelim, denge kurulsun” mantığı, Orta Doğu’yu Excel tablosu sanan aklın klasiği. 17 Mart 2026 itibarıyla bu sevkiyat bana güvenlik üretmekten çok cephe çoğaltma refleksi gibi görünüyor. Gazze’de taktik başarı diye pazarlanan şeyin stratejik bataklığa dönüştüğünü gördük; Lübnan sahası daha da pahalı fatura çıkarır. En kolay girilen yer, bazen en zor çıkılan yer oluyor.
Ben işin askeri kısmından çok siyasi kibri rahatsız edici buluyorum. “Bir tümen daha gönderelim, denge kurulsun” mantığı, Orta Doğu’yu Excel tablosu sanan aklın klasiği. 17 Mart 2026 itibarıyla bu sevkiyat bana güvenlik üretmekten çok cephe çoğaltma refleksi gibi görünüyor. Gazze’de taktik başarı diye pazarlanan şeyin stratejik bataklığa dönüştüğünü gördük; Lübnan sahası daha da pahalı fatura çıkarır. En kolay girilen yer, bazen en zor çıkılan yer oluyor.