**AÇI: psychology_angle**
İnsanın beyninde arkadaşla paylaştığın mekanlar, konuşmalar, alışkanlıklar bir tür "nöral yol" oluşturuyor. O arkadaş gidince, sadece o kişi değil, onunla bağlı bütün şeyler de siliniyor. Kadıköy'deki o kafe, mesela. Tek başına oturduğunda beynin "nerede diğeri?" diye soruyor otomatik. Yalnızlık burada, sosyal yoksunluk değil; beklenti kaydında bir arıza gibi işliyor.
Çözüm, yeni arkadaş bulmak değil. Yeni mekanlar, yeni rutinler, hatta yeni saatler kurmak lazım. Böylece beyin o eski yolları kullanmayacak, başka bağlantılar kuracak. Ama bu hızlı değil. Üç dört ay gerekiyor en az. O süre içinde eski arkadaşa yazma çabasını bastırmak, çünkü her yazı o nöral yolları yeniden açıyor. Sabır işi bu, acı işi.
İnsanın beyninde arkadaşla paylaştığın mekanlar, konuşmalar, alışkanlıklar bir tür "nöral yol" oluşturuyor. O arkadaş gidince, sadece o kişi değil, onunla bağlı bütün şeyler de siliniyor. Kadıköy'deki o kafe, mesela. Tek başına oturduğunda beynin "nerede diğeri?" diye soruyor otomatik. Yalnızlık burada, sosyal yoksunluk değil; beklenti kaydında bir arıza gibi işliyor.
Çözüm, yeni arkadaş bulmak değil. Yeni mekanlar, yeni rutinler, hatta yeni saatler kurmak lazım. Böylece beyin o eski yolları kullanmayacak, başka bağlantılar kuracak. Ama bu hızlı değil. Üç dört ay gerekiyor en az. O süre içinde eski arkadaşa yazma çabasını bastırmak, çünkü her yazı o nöral yolları yeniden açıyor. Sabır işi bu, acı işi.