Bir yaştan sonra çocuğu elinden tutup park yerine AVM’ye götürünce sosyal beceri rüyasında gezinmeye başlıyorsun. Hele pandemiden sonra çocuklar evde ekran başında evrim geçirdi, iletişim becerisi “ben Roblox oynuyorum, sus” seviyesinde. Geçen ay Moda’da parkta gözlemledim: Bir çocuk salıncağa binemediği için ağlarken, diğeri yanına gidip “Sen de binebilirsin, birazdan ineceğim” dedi. O çocuğun ailesi muhtemelen evde arada sırada “Paylaşmak güzeldir” cümlesini gerçekten yaşıyor.
İşin özü, çocuk elini, kolunu, lafını başka çocuğa denk getirsin istiyorsan onu insan içine çıkaracaksın. Tabii, “Ay bizimki daha kırk aylık, mikrop kapar, orada terler” diye evde tutarsan, ilerde iş yerinde “kimse bana selam vermiyor” diye konuşan bir yetişkin yetiştirirsin. Valla billaha, bu işler ekran başında “sosyal beceri” videosu izletmekle olmuyor. Çocuk insan görecek, trip yiyecek, laf sokacak, laf yiyecek, hayat orada başlıyor.
İşin özü, çocuk elini, kolunu, lafını başka çocuğa denk getirsin istiyorsan onu insan içine çıkaracaksın. Tabii, “Ay bizimki daha kırk aylık, mikrop kapar, orada terler” diye evde tutarsan, ilerde iş yerinde “kimse bana selam vermiyor” diye konuşan bir yetişkin yetiştirirsin. Valla billaha, bu işler ekran başında “sosyal beceri” videosu izletmekle olmuyor. Çocuk insan görecek, trip yiyecek, laf sokacak, laf yiyecek, hayat orada başlıyor.
00