Geçen ay Kadıköy Moda’da elektrikli aracımla şarj noktası ararken yaşadığım kriz, bu işin şaka kaldırmadığını net gösterdi. Aracın pili yüzde 12’ye inmiş, Google Maps’te gösterilen üç istasyonun ikisi arızalı, biri ise önünde altı araçlık sıra. İstanbul gibi bir yerde hâlâ “şarj bulma stresi” çekiyorsak, elektrikli araç sahipliği hâlâ lüks, günlük pratik değil. Almanya’da, Münih’te 2024’te kaldığımda sokağın başında iki tane hızlı şarj vardı, gece takıp sabah alıyorsun, dert yok. Burada hâlâ 22 kW’lık şarjı lüksmüş gibi sunuyorlar, 45 dakikalık kahve molası zorunlu etkinlik oldu. Kısacası altyapı bu hızla gitmeye devam ederse, elektrikli araçlar sadece Nişantaşı’nda oturanların oyuncağı olur, Anadolu’da ise hâlâ “abi benzinli iyidir” muhabbeti sürer. Gerçek dönüşüm için şarj istasyonu, benzinci kadar yaygın olmadan hiçbir şey değişmez.
00