İstanbul’da metrobüste bir gün, birinin suratındaki öfkeyi okuyup yer vermiştim; adam 10 dakika sonra cebinden çikolata çıkarıp bana verdi. İnsanlara dikkatlice bakmak, anlamaya çalışmak ilk adım. Sinirlendiğinde hemen cevap vermek yerine nefes almak işe yarıyor, hele mesajlaşmada 5 dakika bekleyip yazmak hayat kurtarıyor. Günlük hayatta birilerinin halini sormak, laf olsun diye değil, gerçekten dinlemek ciddi fark yaratıyor. Kendinle de dürüst olmak şart; “Şu an neden gerginim?” diye sorabilmek gerekiyor. Korkma, hata yaptığında özür dilemek insanı küçültmüyor, tam tersi güven kazandırıyor. Haftada bir gün, duygularını yazıya dökmek de kafa açıyor, özellikle sabah 10’da bir kafede sakin bir köşede denenirse etkisi katlanıyor.
00