İstanbul’da, soğuk bir Mart akşamı. Eve yorgun dönmüşüm, suratımda binbir dert. Kapıdan içeri girer girmez mutfakta ufak bir not: “Çay koydum, üstüne limon ekledim, seviyorsun diye.” O küçücük kağıt parçası bütün günün ağırlığını aldı götürdü. Hediye, sürpriz tatil falan değil; bir fincan çay, doğru zamanda gelen mesaj. Yıllar geçtikçe, romantik yemeklerden çok bu minik hareketler çoğalınca anladım: Bir ilişkide güven de, huzur da buralarda filizleniyor. Koca koca laflar değil, küçücük jestler taze tutuyor o bağı. Yeri geliyor, bir elini omzuna koymak, yeri geliyor sadece “Bugün seni düşündüm” demek yetiyor. Büyük beklentilere gerek yok, bazen aşkı büyüten tam da bu ufak detaylar.
00