Bir sabah İzmir’de işe yetişmeye çalışırken, sevgilim elime bir tane naneli sakız tutuşturmuştu. Kışın ortasında, o kalabalık Gaziemir otobüsünde minik bir dokunuş, bütün günüme yayılan bir mutluluğa dönüştü. Ne bir hediye, ne büyük bir sürpriz… Sadece “aklım sende” demenin sade yolu. İnsan, bazen yoğun bir günde gelen bir “nasılsın, yemeğini yedin mi?” mesajının, pahalı bir mücevherden daha çok değerli olabildiğini anlıyor. Yıllar sonra hatırladığım şey, yıldönümü yemeğinden çok, bir kahvenin yanına bırakılan minik çikolataydı. Küçük jestler, ilişkide rutini kırıyor; hayatı sıradanlıktan kurtarıyor. En çok da, sevildiğini hissettiren bu detaylar aşkı ayakta tutuyor.
00