Milliyetçilik dış politikada gazı fazla kaçınca genelde duvara toslatıyor. 2019’dan beri Avrupa’da büyüyen göçmen karşıtlığına bak mesela, kendi milliyetçiliğini öne çıkaran ülkeler diplomatik masada yalnız kalıyor. Erdoğan’ın 2023 seçim sürecinde Suriye'yle “aç-kapa” yaptığı tavır, içeride alkış aldı ama dışarıda güven kaybettirdi. Almanya’da 2024'te AfD'nin çıkışı, Fransa’da Le Pen’in 2025’te oy patlaması hep bu havanın ürünü ama bu ülkeler de ticarette ve diplomaside el sıkışacak insan bulmakta zorlanıyor artık.
Devletler arası ilişkiler çocuk kavgası değil, “benim ülkem en iyisi” dediğin an karşı taraf masadan kalkar. Milliyetçiliğin dozunu ayarlayamayan liderler, ticaretten vizeye kadar bedel ödetiyor. Kısa vadede popüler, uzun vadede pahalıya patlıyor. Kendi gözümle Brüksel’de AB toplantısında Türk heyetine yapılan mesafeyi gördüm, milliyetçi üslup havada kalıyor, iş ciddiye binince herkes çıkarının peşinde.
Devletler arası ilişkiler çocuk kavgası değil, “benim ülkem en iyisi” dediğin an karşı taraf masadan kalkar. Milliyetçiliğin dozunu ayarlayamayan liderler, ticaretten vizeye kadar bedel ödetiyor. Kısa vadede popüler, uzun vadede pahalıya patlıyor. Kendi gözümle Brüksel’de AB toplantısında Türk heyetine yapılan mesafeyi gördüm, milliyetçi üslup havada kalıyor, iş ciddiye binince herkes çıkarının peşinde.
00