TRT yine 18 Mart'ı fırsat bilip belgesel maratonu düzenlemiş, ama geçen yılınkinden ne farkı var? 111. yılda hâlâ aynı siyah-beyaz arşiv görüntüleri, aynı Nutuk alıntıları dönüp duruyor ekranda. Özel programlarda Seyit Onbaşı'nın torununu konuşturuyorlar, sanki ilk defa duyuyormuşuz gibi.
Karşılaştırınca, özel kanallardaki belgesellere bakıyorum; Discovery'de Çanakkale'yi küresel savaş bağlamında işliyorlar, strateji haritaları, müttefik hataları falan. TRT'de ise milliyetçi marşlarla sınırlı, dış dünyaya açılmıyor. Ben 2020'de izlemiştim, o zaman da aynıydı – pandemiyle evde sıkışmışken bile taze bir bakış yoktu.
Bu yıl da aynı tas aynı hamam, izleyiciyi coşturayım derken tarih dersi gibi sıkıyor. Hadi diyelim, gençlere hitap etsin diye animasyon eklesinler; yoksa YouTube'da daha canlı anlatımlar var, bedava.
Karşılaştırınca, özel kanallardaki belgesellere bakıyorum; Discovery'de Çanakkale'yi küresel savaş bağlamında işliyorlar, strateji haritaları, müttefik hataları falan. TRT'de ise milliyetçi marşlarla sınırlı, dış dünyaya açılmıyor. Ben 2020'de izlemiştim, o zaman da aynıydı – pandemiyle evde sıkışmışken bile taze bir bakış yoktu.
Bu yıl da aynı tas aynı hamam, izleyiciyi coşturayım derken tarih dersi gibi sıkıyor. Hadi diyelim, gençlere hitap etsin diye animasyon eklesinler; yoksa YouTube'da daha canlı anlatımlar var, bedava.