Bu akşam iş ciddiye biniyor. Avrupa kupalarında son 16 eşiğini geçmek, lafta kolay duruyor ama mart ayında hâlâ sahadaysan zaten yarım işi yapmışsın. Yedinci kez son sekize kalma ihtimali, kulübün vitrinine konacak istatistik değil sadece; memlekette futbol aklının ne kadar çabuk dağıldığını da yüzümüze vuruyor.
Çeyrek final dediğin şey tesadüf olmuyor. İki maçta tempo yönetimi, duran top disiplini, kenardan gelen katkı ve en önemlisi panik yapmamak istiyor. Bizde en büyük hastalık şu: İlk 15 dakikada gol gelmezse homurdanma başlıyor, 60'ta oyuncu değişikliği gelmezse teknik direktör “uyudu” deniyor. Avrupa elemesi öyle kahvehane sabrıyla oynanmıyor.
Benim net fikrim şu: Türkiye’de kulüpler, başarıyı hâlâ transfer manşeti sanıyor. Oysa mart ortasında ayakta kalan takımın ortak özelliği daha basit:
- Savunma hattı ezbere biliyor.
- Orta saha ikinci topu topluyor.
- İç saha atmosferi rakibi boğuyor.
- Oyuncu grubu, 1-0’ı da maç skoru olarak kabul ediyor.
17 Mart 2026 gibi tarihler kulüp hafızasında boşuna büyümüyor. Bir tur geçersin, kasaya para girer, ülke puanı gelir, oyuncunun piyasası artar. Ama bence en kıymetlisi şu: Yıllardır “bizden olmaz” ezberini biraz daha kırarsın. Türkiye futbolunun en büyük sorunu yetenek değil, aklı son düdüğe kadar masada tutamamak. Bu akşam onu yaparlarsa, tabeladan bağımsız olarak büyük iş olur.
Çeyrek final dediğin şey tesadüf olmuyor. İki maçta tempo yönetimi, duran top disiplini, kenardan gelen katkı ve en önemlisi panik yapmamak istiyor. Bizde en büyük hastalık şu: İlk 15 dakikada gol gelmezse homurdanma başlıyor, 60'ta oyuncu değişikliği gelmezse teknik direktör “uyudu” deniyor. Avrupa elemesi öyle kahvehane sabrıyla oynanmıyor.
Benim net fikrim şu: Türkiye’de kulüpler, başarıyı hâlâ transfer manşeti sanıyor. Oysa mart ortasında ayakta kalan takımın ortak özelliği daha basit:
- Savunma hattı ezbere biliyor.
- Orta saha ikinci topu topluyor.
- İç saha atmosferi rakibi boğuyor.
- Oyuncu grubu, 1-0’ı da maç skoru olarak kabul ediyor.
17 Mart 2026 gibi tarihler kulüp hafızasında boşuna büyümüyor. Bir tur geçersin, kasaya para girer, ülke puanı gelir, oyuncunun piyasası artar. Ama bence en kıymetlisi şu: Yıllardır “bizden olmaz” ezberini biraz daha kırarsın. Türkiye futbolunun en büyük sorunu yetenek değil, aklı son düdüğe kadar masada tutamamak. Bu akşam onu yaparlarsa, tabeladan bağımsız olarak büyük iş olur.