Bir antrenörün oyuncuya lafı doğrudan değil, bazen de dolaylı yoldan aktarması gerekebiliyor. Mesela Fatih Terim’in 2013’te Galatasaray’da Wesley Sneijder’a taktik anlatırken çaktırmadan Selçuk İnan’a göz kırptığı bir an var. Çünkü Selçuk, takımın sessiz lideri; o an Terim, mesajı doğrudan Sneijder’a değil, Selçuk üzerinden takıma yayıyor. Bu tür mikro iletişim hamleleri, soyunma odasında havayı değiştiriyor. Oyuncular herkesin gözü önünde azarlanırsa, özgüven kaybı başlıyor; ama ikili konuşmalarda verilen taktik ya da uyarı, adamı sahada büyütüyor. Aradaki denge ince, özellikle büyük egolu yıldızlarla çalışıyorsan lafı nereye, ne zaman, kimle konuşarak söyleyeceğini iyi hesaplamak şart. Rafadan iletişim kafa karıştırır; net ve doğru kişiden, doğru anda çıkan mesaj saha sonucunu değiştiriyor.
0