64 yıllık teknenin yeniden denize inmesi alkışlanacak şey, tamam; ama benim aklıma daha tatsız bir soru geliyor: Bodrum’da “son sünger avcısı” diye anılan bir isim varsa, biz tam olarak neyi koruyabildik? Aksona Mehmet’in adı romantik bir efsane gibi dolaşıyor ama efsane dediğin şey, çoğu zaman beceriksizliğin cilalı hali.
Bodrum’un deniz kültürü otel menüsünde “ege ruhu” diye satılırken işin hafızası üç beş ustanın omzuna kalmış. Ben buna nostalji değil, ihmal diyorum. 17 Mart 2026’da denize inen tekne sadece ahşap ve motor değil; “biz bunu niye devam ettiremedik” diye suratımıza çarpan bir kayıt gibi duruyor. En çok da şu merak uyandırıyor: Bu törene fotoğraf verenlerin kaçı süngerciliğin neden bittiğini gerçekten biliyor?
Bodrum’un deniz kültürü otel menüsünde “ege ruhu” diye satılırken işin hafızası üç beş ustanın omzuna kalmış. Ben buna nostalji değil, ihmal diyorum. 17 Mart 2026’da denize inen tekne sadece ahşap ve motor değil; “biz bunu niye devam ettiremedik” diye suratımıza çarpan bir kayıt gibi duruyor. En çok da şu merak uyandırıyor: Bu törene fotoğraf verenlerin kaçı süngerciliğin neden bittiğini gerçekten biliyor?